Ömer Faruk Ünal

Sivas’ta kalecin yine sahanın en iyisiyse, bir de penaltı kaçırdıysan; elin boş dönersin!
 

Bu aslında pek hayra alamet değil! Trabzon Avrupa’da olsun, ligde olsa, içeride dışarıda hangi maçta olursa olsun; sahanın yıldızı, maçın kahramanı kaleci Uğurcan oluyor!
Dün akşam Sivas’ta da Trabzon’un yine en iyisi Uğurcan’dı.
Bu ne demek?
Çok pozisyon veriyorsun demek!
Bireysel hata çok yapıyorsun demek!
Rakip, kolay geliyor demek!
Hücum eden değil, baskı yiyen takımsın demektir!
***
Sörloth, sadece klasik bir santrafor değil.
3. dakikada aldığı topu, Avdijaj’a öyle bir bıraktı ki; “benim” diyen orta saha oyuncuları öyle ince iş yapamazdı. (2 puan kaybettiren penaltıyı kaçırmış olsa da...)
Kosovalı oyuncu da işi bitirdi.
Biz bu erken gol, “Sivas’ı ateşler” diye bekledik.
Buna rağmen, Trabzon ilk 40 dakika, maçın mutlak hâkimiydi.
***
Ne zaman maça Fernando girdi! (dk. 38)
Ne zaman maça Traore girdi! (dk. 46)
Sivas’ın kimliği değişti...
İpler ve maçın kontrolü ev sahibi takıma geçti.
Çok enerjik bir orta sahaları oldu.
Dikine ve çok çabuk, rakip sahaya geçiyorlardı.
Sörloth ve Nwakaeme Sivas için tehlike olmaktan çıkmıştı.
Çünkü Sivas savunan bir takım değildi artık!
Saldıran taraftı.
***
Henüz 5. haftada... Beş altı as oyuncundan mahrum sahaya çıkarsan...
Penaltı kaçırırsan. Kalecin de sahanın yıldızlarından olursa...
Bu bir de Sivas deplasmanıysa...
Elin boş dönersin!

Maçın adamı: Yatabare