Hakem Odası

Ömer Faruk Ünal

13 Eylül günü bu sütunlardan bizim Arnavutluk millî maçına çok iyi ve mutlaka “Elit Kategoriden” bir hakemin verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, TFF Başkanvekili Servet Yardımcı’ya bir çağrıda bulunup “İzlanda-Fransa maçını önemseyip bizim maçı kolay görmesinler” demiştim…
Bilmiyorum, belki de çağrımız karşılık bulmuş olabilir.
Bugünkü Türkiye-Arnavutluk maçını Romanya’dan Ovidiu Alin Hategan’ı verdiler.
Çok yerinde ve isabetli bir tayin olmuş.
Rumen hakem, gelecek vadeden bir isim.
UEFA, Cüneyt Çakır ve Hollandalı Kuipers’ten sonra Fransız Turpin ile bu Rumen Hategan’a çok güveniyor.
Hategan’ın mesleği de oldukça dikkat çekici!
O ülkesinde bir göz doktoru. Hakemin göz doktoru olanı iyidir bence.

Ey hakem camiası farkında mısınız?
Hakem camiası içinde bu “birbirini yıpratma, birbirini aşağıya çekme” yarışı olduğu sürece; MHK Başkanları hep dışarıdan gelecektir.
Hatta yakın bir gelecekte; Hakem Kurullarında ASKF’ciler, kulüpçüler, gazeteciler, antrenörler, eski futbolcular bulunacaktır.
Hakem kökenli olanlar daha az sayıda yer alacaktır.
Niçin?
Herkes “birbirini tüketmek” için bu kadar yarıştığı için...
Peki, ne oluyor?
Hakem yıpranıyor, hakem olmayanlar itibar kazanıyor.
En nefret ettiğiniz “hakem arkadaşınız” ya da “hakem yöneticiniz” ne kadar itibar kaybediyorsa; sen de o kadar kaybediyorsun. Ama farkında değilsin!

Usul yanlış olmuş!
Prof. Dr. Ali Kızılet, en az 12 yıla yakın bir süredir hakemlerin antrenman ve fiziksel performanslarını organize eden bir akademisyen.
İnternet sitesine baktım; şu an üniversitedeki resmî tam unvanı ve görevi de şöyle geçiyor;
Marmara Üniversitesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü Hareket ve Antrenman Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Kızılet.
Altı ay önce profesör olmuş. Malum güvenlik soruşturmalarından sonra akademik unvanlar veriliyor.
Ve bir telefonla geçtiğimiz hafta Ali Kızılet’in işine son verildi.
Her kurum, çalışacağı ya da çalışmayacağı kişileri tercih etmekte özgürdür.
Buna hiç itirazımız yok!
Ancak, devletin en ciddi ve köklü üniversitelerinden birinde “Ana Bilim Dalı Başkanı” olan bir hocayla beş sene evvel beğendiği bir tweet’i bahane ederek yolları ayırmak hiç yakışmadı!
Tweet beğenme, Tweet atma, çakma sosyal medya hesaplarına iş kalırsa; o Riva’nın yarısını boşaltmanız lazım.
Haa şu denilebilirdi; “Sayın Ali Kızılet Hoca’mız ile 12 yıl çalıştık. Bu az bir zaman değil, uzun bir süre. Bu ekibi yenilemek istiyoruz. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.”
Buna kimse itiraz edemezdi.

Listeye erken girenler,    erken çıkıyor!
FIFA hakem listesi, açıklanacak.
Haftalar önce tahmin edip yazdığımız gibi, Ümit Öztürk’ün yerine Arda Kardeşler girmiş.
FIFA listesine henüz olgunlaşmadan giren hakemler, çok da erken listeden çıkıyorlar.
Çok yakın tarihte Deniz Ateş Bitnel, Alper Ulusoy ve Ümit Öztürk bunun en canlı örnekleri.
Ve çok ağır bedeller ödeniyor. Esas olan kalıcı olmaktır!
Süper Ligin tozunu yeterince yutmadan listeye girenlerin şansı fazla olmuyor.

Bu maç trafiği     fazla değil mi?
Süper Lig’de 7. hafta oynandı.
FIFA kokartlı hakemlerden Halis Özkâhya bir maç yönetti, Mete Kalkavan ise iki. Mazeretleri veya özel sebepler varsa onu bilemeyiz.
Halil Umut Meler, 6. haftada Alanya-Sivas maçının son dakikasında VAR’ı da devre dışı bırakarak Sivas’ın nizami golünü iptal etti. (28 Eylül Cumartesi)
3 Ekim Perşembe günü, Rosenborg-PSV maçını yönetti.
5 Ekim Cumartesi günü, G.Birliği-G.Saray maçına çıktı.
İzmir’de yaşayan bir hakeme, yedi gün içinde Alanya, İstanbul, Norveç ve Ankara uçuşlarını sıkıştırmak biraz abartılı kaçmış.
Trabzon-G.Birliği maçındaki tartışmalı bir faulü vermeyen hakem, üç hafta beklerse...
Halil Umut Meler de böyle bir trafiğe sokulursa; bunu Sivasspor’a, Fatih Terim’e, kamuoyuna ve de hakemlere anlatamazsınız.
Tehlikesi “durumdan vazife çıkaran” tiplere gün doğar!