Söz Market

Ömer Söztutan

(...BEYAZ TV / Beyaz Futbol)
SİNAN ENGİN: Bildiğim şeyler de olsa bunları anlatacağım yer burası değil hocam...
AHMET ÇAKAR: Ben sana sinsi diyorum... İçten pazarlıklı diyorum... Hakaret etmiyorum...
∆∆∆
(…A SPOR / Takım Oyunu)
ERTEM ŞENER: Programın ortasındayız, tüm hızımızla devam ediyoruz...
ERMAN TOROĞLU: Yahu otomobile bile arada benzin koyarlar, bir su gelmedi program başından beri Serkan...

Bizim pano
Haftanın olayına,
Kardeşini balkona kilitleyip, “Nasılsa evde Fehim var” diye anahtarı almadan markete giden Serdar imza attı...
Neyse ki; düğün için Bursa’ya doğru yola çıkan aile fazla uzaklaşmamıştı…

Krampon...
HÜLYA Avşar “Video hakem uygulaması sanat camiasında gelse, piyasada benden başka güzel kalmaz…”
∆∆∆
ZLATAN İbrahimovic: “Ronaldo ve Messi ile aramda hiçbir fark yok. Üçümüz de Dünya Kupası’nı televizyondan izleyeceğiz...”
∆∆∆
FOOTBALL Manager ekibini transfer komitesinin başına getiren Ali Koç; Jack Wilshere, Bas Dost ve Yerry Mina ile görüşmelere başladı.

Öğrendim ki;
“-Her nefrette, biraz
kendimiz gizliyiz…”

Nostalji...
(…Muharrem İnce incileri)
-Fizik öğretmenliğine geri döneceğim iddiaları doğru değildir
Arapça öğretmenliği yapacağım...

-Telefonumun ekran parlaklığı bile CHP’nin geleceğinden daha parlak.
Bence Kılıçdaroğlu istifa etmeli...

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; kendine güveniyorsan canlı yayında karşıma çık.
Fatiha’yı oku da göreyim seni.

Allah’ım! Partim içerisinde fitne çıkartmaya çalışanlara
fırsat ver ya Rabb’im..

Bugün kıldığım cuma namazı diğer günlerdekinden çok daha kalabalıktı. Müslümanların diğer günlerdeki cuma namazlarına da ağırlık vermesi gerekiyor.

-Sınav 2. tura kaldı. ÖSYM’nin manipülasyonuna gelmeyin.
Kitapçıklarınızın başından ayrılmayın…

-Bunu da buradan açıklayayım;
Diyanet İşleri Başkanlığına talibim Sayın Cumhurbaşkanım…

-Messi gitti, Ronaldo gitti,
Kemal Kılıçdaroğlu kaldı.

Temel’in yeri...
Temel’i karnından girip sırtından çıkan bir kılıçla acil servise getirmişler...
Doktor Temel’in sakin hâline bakıp, sormuş:
-Yahu acımıyor mu hiç?..
“Yok” demiş;
“-Sadece gülünce çok acıyor, doktor bey...”

Yıldız Abla Günlüğü
-Hayatı överken Instagram, hayata saydırırken Twitter…

-Allah herkese, yanında priz olan insan huzuru versin…

-Mutlu olmak için de biraz mutlu olmak lazım önce. Yoğurt yapmak gibi aynı…

-Belki şurada sırtımız vardır. Şuraya da bir bıçak çizelim.
...
-Ölecek kadar dertli değiliz ama, yaşayacak hevesimiz kalmadı…

-Beni üzebilecek gücü sana verdiğim için özür dilerim kendimden…

-Umarım hayatım bana fark ettirmeden iyi bir yere gidiyordur...

-Özlemekten daha kötü bir şey varsa, o da gelmeyecek birini özlemektir…

Şiir...

“-Gece, yani şiirin zamanı...
Çünkü şiir, alacakaranlıkta görebilen bekleyiştir,
Gün batımının sezgileriyle dolu uçurumdur,
Eşikte bekleyiştir,
Aynı zamanda hem birliktelik hem de yalnızlıktır…
Aynı zamanda hem karışım hem de karışım karşısında duyulan korkudur,
Karışım içerisinde kötülükten arınmıştır,
Uyuyan sürünün rüyası kadar kötülükten uzaktır,
Ama yine de böyle bir kötülük karşısında duyulan korkudur:
Ah, evet, bekleyiştir şiir…
Yola çıkış değildir henüz,
Ama öte yandan da sonsuz ayrılıktır…”
(…Hermann Broch)