Söz Market

Ömer Söztutan

GENÇLEŞMEK için anaokullarına kadar inen Fenerbahçe, Berke Özer, Barış Alıcı, Ferdi Kadıoğlu gibi gençleri kadrosuna kattı.
∆∆∆
GALATASARAY’ın yeni transferleri için, “Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yeneceğiz” sezonu dün itibarıyla açıldı…
∆∆∆
CRİSTİANO Ronaldo: “Beşiktaş’ın beni transfer etmesini çok bekledim, edemediler ama siyah beyaz renklerden vazgeçemedim…”

Ana Kumanda
(...ATV / Tatlı Sert)
MÜGE ANLI: Neden ayrıldınız eşinizden?
STÜDYODAKİ ADAM: Eşimi öldürdüm...
MÜGE ANLI: Aaaa… Nasıl öldürdün?... Az önce konuştuğumuz eşiniz değil miydi?...
EVLENECEK ADAM: Ben onu içimde öldürdüm Müge Hanım...

Bizim pano
Mustafa Abi sabah servise bineceği noktaya geldiğinde, arabanın kendisini orada beklediğini görür...
Binmesine birkaç adım kala servis arabası hareket eder...
“Ne oluyoruz, beni görmedi mi” diye düşünürken çaresiz kaportayı yumruklamaya başlar...
Göz göre göre servis otosu çekip gider...
Çok sinirlenir Mustafa Abi...
Hemen telefona sarılıp şoförü arar;
“-Yahu niye almadınız beni?.. Arkanızda bağırıp çağırıyorum...”
“Abi” der servis şoförü; “Ben daha evin önünden yeni hareket ettim, geliyorum şimdi...”

Öğrendim ki;
“-Yükselişi olan her şeyin,
düşüşü de varmış...”

Hayat...
“-Yaşanmış günler, yaşanacak günlerin içinde erir…
Saatlerin günün içinde, haftaların ayların içinde eridiği gibi...
Harcanmış günlerden insana kalan yalnızca yaşadıklarıdır…
Bu yaşadıkları kayda değerse onun ruhunda, belleğinde unutulmaz izler bırakır…
Günler aynı tonda geçiyorsa hayat çekilmez olmaya başlayacaktır…”
    (…Martin Eden)

itirafım var...
(...isim: faruk ...şehir: ankara ...yaş: kırk bir)
Bizim zamanımızda dövme olayı çok meşhur değildi...
Özentiden olsa gerek, geçici olanlardan bir tane de ben yapıştırmıştım...
Babam kazara yakaladı tabii... Ve onun konuşması;
“-Oğlum kolundaki ne?..”
-Dövme baba...
“-Dövmeyeceğim oğlum söyle, kolundaki ne?..”
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim…)

Nostalji...
(…Muharrem İnce incileri)
“-Hiç kimse Erdoğan’a rakip olacak kadar cesur;
Kılıçdaroğlu’na rakip olmayacak kadar korkak değildir…”

Erkek delirtme usulleri…
-İsteklerinizi yaptırmaya çalışırken çocuk taklidi yapın…

-İçinizden söylemek istediklerinizi “Yok bir şey” diyerek geçiştirin...

-Milattan öncesine ait gereksiz detayları hatırlayın, hatırlatın…

-Annesini eleştirin... En yakın akrabalarının, kardeşinin falan adını unutun...
...
-Vereceği davetten önce en ilgisiz konuda kavga çıkarın ve bütün gece suratınızı asın...
...
-O arabayı sürerken sürekli karışın... Arabanın orasına burasına tutunun; frene basıyormuş gibi yapın.
...
-Çalar saatin sizin tarafınızda olmasında ısrar edin ama çaldığında uyumayı sürdürün...
...
-Arkadaşlarınızla saatlerce telefonda konuşun; sonra o sizinle konuşmak istediğinde yorgun olun.
...
-Gününün nasıl geçtiğini sorun; cevabı bitmeden öbür odaya geçin...
...
-Alışveriş yaparken kendinizi kaybedin, “Ondan da, bundan da” deyin…

Yıldız Abla Günlüğü
-Kaybetmekten korktuklarınız sizi nereye koyduğunu hatırlamıyor.
-Sabrın sonunu görebilen var mı ya ben yarısında çıldırıyorum.
-Eskiden insanlar sevilir, eşyalar ise kullanılırdı. Gün geldi eşyalar sevilir, insanlar kullanılır oldu.
-Yüreğinde hissedersen, mesafe yoktur.
-Ben insanları hak ettiği yerde bırakırım, yarı yolda değil.
-Düşenin dostu olduk, düşen düştüğünü inkâr etti.
-Eğer yanlış kapıya girmiş bir anahtarsanız, zorlamayın, kırılırsınız.
-Kalkıp gidemediğiniz yerlere dalıp gidersiniz.

Temel’in yeri...
Temel ucu bucağı görünmeyen uçuruma düşünce Dursun arkasından bağırmış:
– Temel nereyesun, iyi misun?..
“– İyiyum!..”
– Neredesun seni almaya geleyrum?..
“– Belli değil, hâlâ düşeyrum!..”