Söz Market

Ömer Söztutan

INSTAGRAM uyardı; “İstanbul için güneşli havada kahvaltı fotoğrafı mümkün değil…”
∆∆∆
TWİTTER’da paylaşılan Mevlâna sözü, Mevlâna hazretlerinin ettiği sözlerin beş katını aştı…
∆∆∆
ADANA’da “Klimayı biraz kapatıyorum, tam sırtıma vurdu” diyen kişi, linç edilmekten son anda kurtuldu…
∆∆∆
CEM Yılmaz, şovunda düzenlemeye gitti, “Sahiden biz marjinalmişiz…”

Bizim pano

Günün olayına Mustafa Abi ile Hakkı Abi imza attı...
Ulaştırmadan araç isteyip evine giden ikili, aşağı inip uzun süre araç çıkışında bekledi...
Aradan 45 dakika geçince bir şeylerin ters gittiğini anlayan müthiş ikili arasında en son şu konuşma geçti;
Mustafa Abi: Aracı kime söyledin sen?..
Hakkı Abi: Ben söylemedim... Sen aramadın mı?..

İtirafım var...
(…isim: mehmet gültekin …şehir: bilinmiyor …yaş: hiç bilinmiyor)
Beni hastaneden taburcu etmelerinin gerçek sebebi;
İki doktor konuşuyor;
-Vücudunda önemli bir hasar yok taburcu edelim.
“-Kafasından ciddi darbe almış, edemeyiz…”
O sırada yaşlı bir amca gelir ve konuşan doktora “Siz bana rapor için üroloji mi demiştiniz, nöroloji mi” diye sorar.
Ben de dayanamayıp, kafamı kaldırarak “Ya amca; bu yaştan sonra senin için fark ediyor mu hangisi olduğu?.. Erkek adamsın git birine al işte. Adamları rahatsız etme” dedim.
…Ve hemen taburcu ettiler…
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim…)

Öğrendim ki;
“-Dünyanın sonu gelmeden, hiçbir şey dünyanın sonu değilmiş…”

Temel’in yeri...

Temel'le Dursun uçaktan atlayacakmış...
Beş bin metreden kendilerini aşağı bırakmışlar, Dursun başlamış;
-Açalım mı paraşütleri?..
"-Bekle biraz... "
Bin metre kala Dursun yine sormuş;
-Açalım mı paraşütleri?..
"-Bekle biraz... "
500 metre kala Dursun;
-Açalım mı paraşütleri?..
"-Bekle biraz... "
100 metre kala Dursun son defa;
-Açalım mı paraşütleri?..
"-Ula amma meraklısın haa?.. Ha şurası geldik zaten... "

Dünya...

"-Ne dersek diyelim, ne iddia edersek edelim, dünya gerçekten çekip gitmeden çok öncesinde terk ediyor bizleri.
Daha önce de en çok meraklısı olduğumuz şeylerden, günün birinde artık gitgide daha az söz eder oluveririz…
İlle de konuşmak gerektiğinde zorlanırız...
Hep kendi sesimizi duymaktan gına gelmiştir... Kısa keseriz… Vazgeçeriz…
Otuz yıldır konuşuyoruzdur zaten… Haklı çıkmayı bile umursamamaya başlarız. Zevkler arasında kendimize ayırdığımız o küçük yeri bile koruma arzusunu yitiririz...
Kendimizden iğreniriz. Azıcık karnını doyurmak, birazcık ısınmak ve hiçbir yere varmayan yolda giderken mümkün olduğu kadar çok uyuyabilmek artık başkalarının önünde takınacak yeni surat ifadeleri bulmak gerek…”
    (…Louis-Ferdinand Céline)

Yıldız Abla Günlüğü
-Umut değildir o unuttur. Umut olsa yerinde duramazsın.
-Kızın 1,50 boyu var “Öfkemden kork” yazmış tükürüp kaçacak herhâlde.
-İnsanın kullandığı ilk alet başka bir insanmış…
-Yoruldum dedikçe yokuş oldunuz.
-Hayatımın '”Böyle olmaması lazımdı” isimli yıkılış dönemindeyim.
-Kendime hep şey diyorum; ne bekliyordun ki?
-Güvendiğim dağlar kayak merkezi oldu.
-Sevdası büyük olanın imtihanı ağır olur
-Onlar düşmanlık etme cesaretini bizim sevgimizden aldılar.

Ana Kumanda
(...ATV / Esra Erol’la)
ESRA EROL: Gelin adayımız sizi kendine uygun bulmadı?..
STÜDYODAKİ AMCA: Ondan önemli bir şey söyleyeceğim, dünkü saçlarınız daha güzeldi Esra Hanım…
∆∆∆
ESRA EROL: Sabırsız biriyseniz, bir yere giderken hızla giyinip-soyunan aday lazım size. Kapıda bekletmeyecek…
STÜDYODAKİ ADAM: Bana çabuk giyinip-soyunan değil, çabuk düşünen kadın lazım...