Gönül Pınarı

Osman Ünlü

Resûlullah efendimiz bir hadîs-i şerifte buyurdu ki: "Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir."
 
 
Sual: Din bilgilerini dünya menfaati için öğrenmenin kötü olduğu bilinmektedir. Peki fen bilgilerini öğrenmenin hükmü de böyle midir?
Cevap: Fen bilgilerini dünya menfaati için öğrenmek caizdir, hatta lazımdır. Hadîs-i şerifte;
(Bu ümmetin âlimleri iki türlü olacaktır: Birincileri, ilimleri ile insanlara faydalı olacaktır. Onlardan bir karşılık beklemeyeceklerdir. Böyle olan insana denizdeki balıklar ve yeryüzündeki hayvanlar ve havadaki kuşlar dua edeceklerdir. İlmi başkalarına faydalı olmayan, ilmini dünyalık ele geçirmek için kullananlara kıyamette Cehennem ateşinden yular vurulacaktır) buyuruldu.
Yerde ve gökte bulunan mahlukların hepsinin tesbih ettiklerini Kur’ân-ı kerim haber veriyor.
(Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) hadîs-i şerifindeki âlim, Resûlullah efendimizin yolunda olan, Onun yoluna uyan din âlimi demektir. İslâmiyete uyan âlim, etrafına ziya saçan ışık kaynağı gibidir.
(Kıyamet günü bir din adamı getirilip Cehenneme atılır. Cehennemdeki tanıdıkları etrafına toplanıp, sen dünyada Allahın emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün derler. Evet, günahtır yapmayın derdim, kendim yapardım. Yapınız dediklerimi de yapmazdım. Bunun için, cezasını çekiyorum der) ve (Mirac gecesi göğe götürülürken insanlar gördüm. Ateşten makaslarla dudaklarını kesiyorlar. Bunların kim olduklarını Cebrail’e sordum. Ümmetinin hatiplerinden, vaizlerinden, kendilerinin yapmadıklarını yapınız diyenlerdir dedi) ve (Cehennem zebanileri, günah işleyen hafızlara, puta tapanlardan daha önce azap yapacaklardır. Çünkü bilerek yapılan günah, bilmeyerek yapılandan daha kötüdür) hadîs-i şerifleri meşhurdur.
Eshâb-ı kiram çok âlim oldukları için küçük günahlardan da, büyük günahlar gibi korkarlardı. Hadîs-i şerifte geçen hafızlar, Tevrat hafızları olsa gerektir. Çünkü günah işleyen Müslümanlara kâfirlerden daha şiddetli azap yapılmayacaktır. Yahut, bu ümmetten olup da, günahlardan, haramlardan sakınmaya ehemmiyet vermeyip, kâfir olan hafızlardır. Hadîs-i şerifte;
(Âlimler devlet adamlarına karışmadıkça ve dünyalık toplamak peşinde olmadıkça, Peygamberlerin eminleridir. Dünyalık toplamaya başlayınca ve devlet adamlarının arasına karışınca, bu emanete hıyanet etmiş olurlar) buyuruldu.