Gönül Pınarı

Osman Ünlü

Allahü teâlâ, işlerini sebeplerle yaratmamış olsaydı, kimse kimseye muhtaç olmazdı.
 
Sual: Allahü teâlâ, dileseydi ilaç almadan hasta iyi olamaz mı, yemeden doyuramaz mıydı, bunları bir sebeple yaratmasının sebebi, hikmeti ne olabilir?
Cevap: Allahü teâlâ dileseydi, her şeyi sebepsiz yaratır, ateşsiz yakar, yemeden doyurur, tayyaresiz uçurur, radyosuz, uzaktan duyururdu. Fakat lütfederek, kullarına iyilik ederek, her şeyi yaratmasını bir sebebe bağladı. Belirli şeyleri, belli sebeplerle yaratmayı diledi. İşlerini, sebeplerin altına gizledi. Kudretini sebepler altında sakladı. Onun bir şeyi yaratmasını isteyen, o şeyin sebebine yapışır, o şeye kavuşur. Lambayı yakmak isteyen, kibrit kullanır. Zeytinyağı çıkarmak isteyen, baskı aleti kullanır. Başı ağrıyan, aspirin kullanır. Cennete gidip, sonsuz nimetlere kavuşmak isteyen, İslâmiyete uyar. Kendini tabanca ile vuran, zehir içen ölür. Terli iken su içen, hasta olur. Günah işleyen, imanını gideren de, Cehenneme gider. Herkes, hangi sebebe başvurursa, o sebebin vasıta kılındığı şeye kavuşur. Müslüman kitaplarını okuyan, Müslümanlığı öğrenir, sever, Müslüman olur. Dinsizlerin, mezhepsizlerin arasında yaşayan, onların sözlerini dinleyen, din cahili olur ve imanını kaybeder, kâfir olur. İnsan hangi yerin vasıtasına binerse, oraya gider.
Allahü teâlâ, işlerini sebeplerle yaratmamış olsaydı, kimse kimseye muhtaç olmazdı. Herkes, her şeyi Allahü teâlâdan ister, hiçbir şeye başvurmazdı. Böyle olunca, insanlar arasında, amir, memur, işçi, sanatkâr, talebe, hoca ve nice insanlık bağları kalmaz, dünya ve ahiretin nizamı bozulurdu. Güzel ile çirkin, iyi ile fena ve muti ile âsi arasında fark kalmazdı.
Allahü teâlâ dileseydi, âdetini başka türlü de yapardı. Her şeyi, o âdetine göre yaratırdı. Mesela dileseydi, kafirleri, dünyada zevk ve safasına düşkün olanları, can yakanları, insanları aldatanları cennete sokardı. İmanı olanları, ibadet edenleri, iyilik yapanları cehenneme sokardı. Fakat, âyet-i kerimeler ve hadîs-i şerifler, böyle dilemediğini göstermektedir.
           ***
Sual: Bir kimsenin, meşhur olmak, tanınmak için nasihat etmesi veya kitap yazması riya mı olur?

Cevap: Şöhret için vaaz vermek, nasihat etmek, kitap yazmak riya olur. Münakaşa etmek, başkalarından üstün görünmek ve övünmek için ilim öğrenmek de, riya olur.