Gönül Pınarı

Osman Ünlü

Erkeğin ve kadının avret mahallini örtmesi, Ahzâb ve Nûr sûrelerinde emrolundu.
 
Sual: Erkeklerin ve kadınların, namaz kılarken örtmeleri gereken yerleri aynı mıdır, eğer değilse bunlar kitaplarda ayrı ayrı bildirilmiş midir?
Cevap: Erkeğin ve kadının avret mahallini örtmesi, hicretin üçüncü senesinde gelen, Ahzâb ve beşinci senesinde gelen Nûr sûrelerinde emir olundu. Hanefi ve Şafii mezheplerinde erkeklerin, namaz için avret mahalli, göbekten diz altına kadardır. Şafiide göbek, Hanefide diz avrettir. Buraları açık olarak kılınan namaz sahih olmaz. Namaz kılarken, vücudun diğer kısımlarını, kolları, başı örtmek, ayaklara çorap giymek erkeklere sünnettir. Açık kılmaları mekruhtur.
Hür olan kadınların ellerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, bilekleri, sarkan saçları ve ayaklarının altı, namaz için Hanefi mezhebinde avrettir. Ellerin üstü avret değildir diyen kıymetli kitaplar çoktur. Bunlara göre, kadınların bileklerine kadar ellerinin üstü açık kılmaları caiz olur. Fakat, kitapların hepsine uymuş olmak için, kadınların elleri örtecek kadar uzun kollu namazlık veya geniş baş örtüsü ile elleri örtülü olarak kılmaları, daha iyi olur. Kadınların ayakları namazda avret değildir diyen varsa da, bu âlimler de, namazda örtmesi sünnet, açması mekruhtur dedi. Sarkan saçın da, ayak gibi olduğu Kâdîhânda yazılıdır.
           ***
Sual: Namaz kılarken, örtülmesi gereken yerlerden herhangi bir uzuv açılacak olursa, namaz bozulur mu?
Cevap: Erkeğin veya kadının avret uzuvlarından herhangi birinin dörtte biri, bir rükün açık kalırsa, namaz bozulur. Azı açılırsa bozulmaz, namazı mekruh olur. Mesela, ayağının dörtte biri açık olan kadının namazı sahih olmaz. Kendisi açarsa hemen bozulur. Umdet-ül-islâmda deniyor ki:
“Kadının topuk kemiği veya bileği veya boynu veya saçı açık olarak kıldığı namazı sahih olmaz. İnce olup içindeki uzvun şekli veya rengi görünen kumaş, yok demektir.”
Şafii mezhebinde kadının iki elinden ve yüzünden başka her yeri her zaman avrettir.
           ***
Sual: İslâmiyetin başlangıcında, namaz kılmak için Kudüs’e doğru mu dönülüyordu, eğer böyle idiyse ne zaman değişerek Kâbe’ye doğru dönülmeye başladı?
Cevap: Kıble önce Kudüs idi. Hicretten onyedi ay sonra, şaban ayının ortasında salı günü öğle veya ikindi namazının üçüncü rekatinde iken Kâbe’ye dönülmesi emrolundu.