Gönül Pınarı

Osman Ünlü

Allahın dünya ve ahiretteki kanunlarına dil uzatmaya insanın bir hakkı yoktur!
 
Sual: Allahü tealanın bildirdiği emir ve yasakları niçin böyledir, niçin şöyledir diyerek sorgulamak, uygun olur mu?
Cevap: Zamanımız insanları, dünya menfaatlerini ele geçirmek için, çok ince düşünüyor ve çalışıyor, didiniyorlar da, sonsuz bir saadet ve felaket karşısında bulunduklarına inanmaya ehemmiyet vermiyorlar. Bunu hiç düşünmüyorlar. Allahü teâlâ insanlara akıl verdi. Buna karşılık, onlara faydalı vazifeler yükletti. Bunları bildirmek için, Peygamberler gönderdi. İnsan dünyadaki hayat mücadelesini ve yaşama kanunlarını bilmezse, yahut bilip de onlara göre çalışmaz ise, zararını gördüğü gibi, bu kanunları koyan Allahın daha çok bir ehemmiyetle emrettiği din ve ahiret kanunlarını bilmemek, bilse de, bunlara uymamak da, elbette zararlı olur. Sefil ve sıkıntıda yaşayanları niçin yarattı, onların ne kabahati vardır demek yersiz olduğu ve onlara bir fayda vermediği gibi; “Ahirette azap çektireceği insanları niye yarattı?” demenin de, faydası yoktur. Dünyaya gelmesi ve ölmesi kendi elinde olmayan insanın, Allahın dünya ve ahiretteki kanunlarına dil uzatmaya ne hakkı vardır? Ancak, bu kanunlara uymakla saadete kavuşabilir.
Sual: Allahü tealaya iman etmeden, inanmadan yapılan iyi amellerin, işlerin ahirette faydası olmaz mı?
Cevap: Allahü teâlâya inanarak ve Onun emri olduğu için değil de, başka sebeple yapılan iyi işler, yani imansız olan ameller, kıymetsizdir. Amelsiz olan iman ise, kıymetli ve faydalıdır. Müslümanlar, ahirette azap çekmek ihtimalinden kurtulmak için, İslamiyetin ahkamını, hükümlerini yerine getirirler. Hele, dünyada saadete kavuşmaları, bu ahkamı, hükümleri yapmakla olur. Amel, imanın şartı değilse de, imanın kemalinin, olgunlaşmasının şartıdır. İman bir bakımdan, ilimdir. Dünyada her terakki, ilerleme ve saadet, ilimden bekleniyor da, ahirette kuvvetli ilme dayanan iman sebebi ile insanın saadete kavuşmasına niçin şaşılıyor? Bu kadar kıymetli olan imanı ehemmiyetsiz zannetmemelidir. Bunu, kazandıracağı ebedî, sonsuz mükafatın büyüklüğüne karşı küçümseyenler, ele geçirmekle şereflenmemiş olan zavallılardır.
Sual: Kötülüklerin en kötüsü nedir?
Cevap: Kitaplarda, küfür bahsinde kötülüklerin en kötüsü, Allahü teâlâya inanmamak, dinsiz olmaktır deniyor.