Gönül Pınarı

Osman Ünlü

 
Kur’ân-ı kerimi ve âyet-i kerime yazılı şeyleri abdestsiz tutmak haramdır.
 
Sual: Bir Müslümanın cünüpken veya hayızlı iken camiye girmesi, Kur’ân-ı kerimi tutması ve okuması caiz midir?
Cevap: Bir Müslümanın, cünüp veya hayızlı iken camiye girmesi, hatta cami içinden geçmesi haramdır. Geçecek başka yol bulamazsa veya camide cünüp olursa yahut camiden başka yerde su bulamazsa, teyemmüm edip girer ve hemen çıkar. Cünüp ve hayız hâlinde bulunanın, Kur’ân-ı kerimi okuması, Mushafı tutması ve Kâ'be-i muazzamayı tavaf etmesi, dört mezhepte de haramdır. Kur’ân-ı kerimi ve âyet-i kerime yazılı şeyleri abdestsiz tutmak da haramdır. Yapışık olmayan bir şey içinde, mesela çantada iken tutmak caizdir. Fatihayı ve dua âyetlerini, dua niyeti ile okuması ve her duayı okuması haram değil ise de, duayı abdestli okumak müstehaptır. Tefsirler, Kur’ân-ı kerim gibidir. Başka din kitapları, dua gibidir.
Sual: Dinî yazılar bulunan gazete veya benzeri kâğıtları, herhangi bir şey sarmak için kullanmanın dinen mahzuru olur mu?
Cevap: Fıkıh yazılı kâğıtlara bir şey sarmak caiz değildir. Allahü teâlânın ve Peygamberlerin aleyhimüsselâm isimleri yazılı ise, bunları silip, sonra bir şey sarılabilir. Fakat, bunlara da sarmamak layıktır. Çünkü, Kur’ân-ı kerimin harfleri de muhteremdir.
Sual: Üzerinde  mübarek yazılar bulunan, halı, hasır gibi şeyleri yere sermekte mahzur var mıdır?
Cevap: Bu konuda Hadîkada deniyor ki:
“Üzerinde, dokuyarak veya boya ile mübarek yazı bulunan halıyı, hasırı, seccadeyi yere sermek, üzerine oturmak ve her ne suret ile olursa olsun kullanmak ve paralar, mihraplar ve duvarlar üzerlerine yazmak mekruhtur. Bunları duvara asmak mekruh olmaz.” Kâbe-i muazzama resmi de, yazı gibidir. Resim, nakış bulunmayan seccade kullanmalıdır.
Sual: Uykusunda ihtilam olduğunu hatırlayan fakat uyanınca iç çamaşırında meni bulaşığı görmeyen kimsenin, yine de gusül alması gerekir mi?
Cevap: İhtilam olan kimse, uyanınca, yatakta, elbise veya bacağında yaşlık görse, bunun meziy denilen beyaz akıcı sıvı olduğunu anlarsa veya uyanık iken meziy aksa, gusül lazım olmaz. İhtilam olduğunu hatırlamadan, meni görse, gusül lazım olduğu, söz birliği ile bildirildi. Meziy sansa ihtiyaten gusül lazım olur. İhtilam olduğunu, hatırlayan kimse, bir yerde meni görmezse, gusül etmez.