Gönül Pınarı

Osman Ünlü

“İslam dini, sıhhati korumayı emretmektedir. Hastaya kan vermek, insani vazifedir."
 
 
Sual: Kanamalı, acil kana ihtiyacı olan bir hastaya, bir başkasının kendi kanından, o hastaya vermesinin dinen bir mahzuru var mıdır?
Cevap: Konu ile alakalı olarak Dürr-ül-muhtârda deniyor ki:
“Zaruret olmadıkça insanın bir parçasını kullanmak haramdır. Kullanması harâm olan şeyi ilaç olarak yemek ve içmek de caiz değildir.” İbni Âbidînde burası şöyle açıklanmaktadır:
“Kullanılması haram olan şey, tahir yani temiz olsun, necis yani pis olsun, ilaç olarak kullanmak haramdır. Fakat, hastalığa iyi geleceği bilinir ise ve ondan başka ilaç yoksa, kullanılmasına izin verilmiştir.”
Ölüm tehlikesi olduğu ve başka çare bulunmadığı zaman, kadına ve erkeğe kan vermek caiz olur. Müslüman kanı tercih edilmelidir. Libya müftisi, Şeyh Tâhir-üz-Zâvî, fetvâsında diyor ki:
“İslam dini, sıhhati korumayı ve bedenin selametini emretmektedir. Hastaya kan vermek, insani vazifedir. Çünkü, hayatı korumak, bazan kan verilmesine bağlı olmaktadır. Kan vermek, süt kardeşliğine sebep olmaz, nikâhı bozmaz.” Bu fetva, Hedy-ül-islâmî’de yazılıdır.
Sual: Bir kadının sütü ile pişirilmiş yemeği, başka bir çocuğa yedirmekle, o çocuk o kadının süt çocuğu olur mu?
Cevap: İhtikan, yani kadın sütü ile lavman yapılmakla süt çocuğu olmaz. Kadın sütü ile pişmiş yemeği yemekle de, süt çocuğu olmaz. Pişmemiş ise, yarıdan çok olunca, süt çocuğu olur. İmâm-ı Şâfii hazretleri, süt yarıdan az olunca da, süt çocuğu olur buyurdu. Kadının sütü, çocuğun burnuna damlatılırsa, süt çocuğu olur. Ölünün ve dokuz yaşına gelmiş kızın sütü ile de süt çocuğu olur.
Sual: Güzel, nefis kumaşlardan yapılan elbiseler giymenin dinen bir mahzuru var mıdır?
Cevap: Dürr-ül-muhtâr, Tahtâvî ve İbni Âbidîn hâşiyelerinde deniyor ki:
“Tecemmül etmek, yani en güzel elbise giymek müstehabdır. Helal şeylerle ziynetlenmek mubahtır. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe hazretleri dörtyüz altın kıymetinde cübbe giyerdi. Talebelerine güzel giyinmelerini emrederdi. İmâm-ı Muhammed hazretleri nefîs elbise giyerdi. İmâm-ı a'zam hazretleri buyurdu ki:
“Hazret-i Ömer'in yamalı hırka giymesi, Emîr-ül-mü'minîn olduğu içindi. Güzel giyinseydi, memurları da güzel giyinirler, fakirleri, milletten zulüm ile mal alırlardı. Resulullah efendimiz bin dirhem gümüş kıymetinde cübbe giyerdi.”