Gönül Pınarı

Osman Ünlü

“Fıkıh âlimleri yedi derecedir. En yüksek derecesi, ahkam-ı islamiyyede müctehid olanlardır."
 
Sual: Kur’ân-ı kerimden hüküm çıkaran müctehid âlimlerin hepsi aynı mıdır yoksa bunların da belli dereceleri var mıdır?
Cevap: Bu konuda İbni Âbidîn, Mecmû'a-i Zühdiyye ve Vakfunniyyât kitaplarında buyuruluyor ki:
“Fıkıh âlimleri yedi tabaka, yedi derecedir. En yüksek derecesi, ahkam-ı islamiyyede müctehid olanlardır. Bunlara mutlak müctehid denir. Dört mezheb imamları böyledir.
İkinci tabaka, mezhebde müctehid denilen büyük âlimlerdir. İmam-ı Ebu Yusuf, İmam-ı Muhammed Şeybani ve İmam-ı a'zam hazretlerinin diğer talebeleri böyledir. Bunlar, İmam-ı a'zam Ebu Hanife hazretlerinin koymuş olduğu usul ve kaidelere uyarak, delillerden hüküm çıkarırlar.
Üçüncü tabaka, meselelerde müctehid olan âlimlerdir. Bunlar, ortaya yeni çıkan meselelerin hükümlerini bulurlar. Bunların bulduğu hükümlerin ilk iki tabakanın hükümlerine uygun olmaları lazımdır. Hassâf, Tahâvî, Kerhî, Şems-ül-eimme Halvânî, Şems-ül-eimme Serahsî, Pezdevî, Kâdîhân ve benzerleri olan derin âlimler, üçüncü tabakadan müctehidlerdir. Bunlardan sonra olan tabakalardaki âlimler müctehid değildir. Mukalliddirler.
Dördüncü tabakadaki, Eshâb-ı tahrîc denilen âlimler, ictihad yapamazlar. Mücmel, kısa bildirilmiş olup, iki türlü anlaşılabilen hükümleri açıklayarak, bir manasını seçen Ebû Bekir Ahmed Râzî bunlardandır.
Fıkıh âlimlerinin beşinci tabakası, Eshâb-ı tercîhdir. Kendilerine gelmiş olan, çeşitli haberler arasından sahih, evla olanları seçerler. Kudûrî ve Hidâye sahibi Burhâneddîn Mergınânî bunlardandır.
Altıncı tabaka, Eshâb-ı temyîz olup, sağlam hükümleri zayıf olanlardan, zahir haberleri, nadir haberlerden ayıran mukallid âlimlerdir. Kenz, Muhtâr, İhtiyâr, Vikâye ve Mecma'ul-bahreyn kitaplarının sahipleri bunlardandır. Bunların kitaplarında zayıf rivayetler yoktur.
Yedinci tabaka, yukarıda bildirilen hizmetleri yapamayan, ancak önceki tabakaların kitaplarından doğru olarak nakil yapabilen, onları bildiren mukallidlerdir. Tahtâvî, İbni Âbidînin ve Dürr-ül-muhtâr sahibinin bunlardan olduğu, Mecmû'a-i Zühdiyyede yazılıdır.
Altıncı tabakadan âlimler kıyâmete kadar bulunacaklar, hakkı batıldan ayıracaklardır. (Ümmetimden hak üzere olan âlimler, Kıyamete kadar bulunacaktır)  hadis-i şerifi, bunu haber vermektedir.”