İMZA

Rahim Er

10 sene öncesine kadar şehirler arası yollarımız çok kötüydü. O yollarda her zaman ama bilhassa bayramlarda yaşanan trafik kazalarında hayli yüksek sayılarda kayıplar verirdik.
Şükür ki o günler arkalarda kaldı.
Şimdi yollarımız, köprülerimiz, tünellerimiz bazı gelişmiş memleketlerinkinden bile daha üstün. Buna rağmen diğer günlerde ve bayramlarda trafik kazaları maalesef yine oluyor. Ama bu defa kazaların müsebbibi idare ve bozuk yol değil, sürücü hatası veya araç ihmali. Ayrıca şimdilerde meydana gelen yol kazalarındaki can kaybımız eski zamanlarınkiyle kıyas edilemeyecek kadar düşük. Alkol, uykusuzluk, dikkatsizlik, ihmal ve aşırı hız gibi sebepler ortadan kalkarsa yollarda kazalar görülmez olur ve ağız tadıyla memleket ziyaretleri, sıla-i rahîm ve el öpmeler yapılıp, hasretler giderilerek sağ salim geri dönülür.
Geçmiş yıllarda yüksek ölümlü kazalardan sonra haberler "trafik canavarı 80 can aldı" gibi başlıklar kullanırlardı. Gerçekteyse ne bu adda bir canavar vardı ve ne de o canavar can alabilirdi. Can vermek ve can almak ancak ve yalnız mutlak kuvvet ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. İstanbul’un mânevî mâliklerinden olan Azîz Mahmud Hüdâî Hazretleri ne kadar güzel terennüm ederler: "Alan O’dur, veren O’dur/Kılan O! Biz neyiz ki, Dahi nemiz var?"
Bir kere daha şükretmeli ki trafik tehlikesini bir hayli gerilettik. Ancak iki yıla yakın bir zamandır bu defa bütün dünya ile birlikte bir başka "canavar’la karşı karşıyayız"Covid 19" denen bu salgın felâketinde bütün dünyada ölen insan sayısı Temmuz 2021 itibarıyla dört milyonu; Türkiye’de ölenlerin sayısı da 50 bini aşmış vaziyette.
"Covid-19" veya diğer adıyla "Koronavirüs" salgını, ilk defa 1 Aralık 2019’da Çin’in Vuhan şehrinde tespit edildi ve sür’atle bütün dünyaya yayıldı. Türkiye’deki ilk vak’a 11 Mart 2020’de, ilk ölüm, 20 Mart 2020’dedir...
Hatırlanacağı gibi 2020 senesi ramazan ayında Hükûmet, tedbirleri sıkı tutarak seyahate izin vermemişti. Alınan diğer tedbirlerle beraber günlük ölüm vak’aları 10’un altına düşmüştü. Kurban Bayramındaysa kısıtlamaya gidilememişti. Birden sahiller, dağlar, bayırlar… doldu ve 10’un altına gerilemiş olan ölüm sayısı kısa sürede günlük olarak 350’leri buldu. Ardından yine sıkı tedbirler alındı. Şu ara günlük ölümler 50 kişi dolayında seyrediyor. Bunlar yaşanırken Hükûmet, aşılamada büyük bir atağa geçerek günde 1 buçuk milyon aşı yapmak gibi bir rekora imza attı. Diğer tedbirler de alındı. Ardından da 1 Temmuz 2021 dönüm noktası kabul edildi. Bundan böyle Hükûmetin, yollardaki durum gibi mevzubahis salgında da iradeyi vatandaşın şuur, iz’an ve idrakine bıraktığı anlaşılıyor. Buna göre aşı yapılacak, maske, mesafe ve temizliğe dikkat edilecek. Bu 4 şart dikkat edilirse vak’a ve ölümler düşer. Dikkat edilmeyip de geçen seneki Kurban Bayramı veya turizm hareketinde işlenen hatalar tekrar edilirse vak’alar yeniden zirveyi bulur. Ölümler de 50’nin altına düşmek bir yana üç yüzleri bulabilir ve böylece mecburen tekrar acil tedbirlere gidilir.
Ne kendi hayatımızı ve ne de başkalarının hayatını hafife alma yetki ve hakkımız yoktur.
Bu yüzden şu neş’enin "Önü Bayram, Sonu Gam Olmasın!" diyoruz. Önü de ardı da bayram olsun. Kimse gam çekmesin, gam kimseye ortak olmasın, hiçbir yuva yıkılmasın, boyunlar bükülmesin.
…..
Bayramınız mübarek, dualarınız makbul, yollarınız kazasız-belasız, günleriniz dertsiz-tasasız olsun. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin, dul, yetim, öksüz ve fakirlerin yüzü gülsün.
Yüce Allah’tan size ve sevdiklerinize sağlık ve âfiyetler dileriz.