İMZA

Rahim Er

Yangının ilk çıktığı 28 Temmuz ile devam eden ilk günlerde kendilerine "ateşin çocukları" diyen putperest Zerdüştler, felâketi sahiplenirken Türkiye’nin talihsizliği olan bu muhalefet aklı da 1982’den beri mer’iyette; yürürlükte olan turizmle alâkalı bir kanunda değişiklik yapılması tasarrufu üzerinden neredeyse "iktidar, otellere yer açmak için bu yangını çıkarttı!" diye algı çarpıtması yayıyordu.
İlk yangın saatlerindeki kargaşada hem bu kanun tadilatı çarpıtması gündemdeydi ve hem de THK yanıltması. THK öyle takdim edildi ki işiten onu bir dünya yıldızı sanırdı. Her şeyi mükemmeldi. Kusursuz çalışan yangın söndürme uçakları hangarındaydı ve fakat bu iktidar ideolojik bir tercihle bu kurumu öteliyordu. Oysa Yunanistan’ın 22 uçağı vardı bizimse yangın söndürme uçağımız hiç yoktu.
Her kademeden muhalefet, THK’deki yıllar süren kalpazanlıkları örtüp bunları propaganda ederken sosyal medya bataklığından da eş zamanlı olarak dünyanın muhtelif noktalarından "help turkey" tweetleri atılmaya başlandı. Bu tweetler, çok kısa sürede on milyonları bulmuştu. Tweet merkezleri, 15 Temmuz darbe ve işgal teşebbüsünde de rol almış olan körfezden okyanus ötesine devletlerdi.
Manzara şuydu:
Kürtleri, İslâmiyet’ten koparmak isteyen Putperest Zerdüştler, çıkmış bir yangını hem çoğaltmış ve hem de üstlenmişti. Bu, terörün çakmak yakan eliydi. Terörün bir de klavye tutan eli vardı. FETÖ militanları ve onlara destek olanlar da "Türkiye yönetilemiyor, zavallı memleket mahvoluyor, O’na yardıma koşun!" yalanıyla propaganda yapıyor, bazı safdiller de bu tuzağa düşüyordu.
2021 yangınları, dünyanın 40 ayrı ülkesinde çıkmıştır. Bazıları aylardır devam etmektedir. Bu ülkelerin birçoğu en kalkınmış devletlerdir. Ancak buna rağmen yangını söndürmekte acze düşmüş vaziyetteler. Paraları var, uçakları var ama alevler, yakıp-kavurarak yoluna devam ediyor. Onlarla bizim farkımız şudur. Oralarda idareler yalnızca ateşle, alevle, rüzgârla mücadele etmekteler. Sorumsuz muhalefetleri yok, teröre maruz değiller.
"Herkesin bir hesabı var, Allah’ın da bir hesabı vardır."
"Son gülen iyi güler."
Mutlak ve muazzam hakîkat bir kez daha tecelli etti; Allah’ın hesabı galip geldi.
Son gülen, çakmak ve klavye teröristleri olmadı…
Türkiye, Cumhurbaşkanından, Bakanından, itfaiye erine, polisine, jandarmasına, sade vatandaşına dek… tıpkı Çanakkale’de, tıpkı İstiklâl Harbi’nde, tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi tam bir seferberlik şuur, idrak ve ruhuyla destanlar yazdı. Ateş söndürüldü, teröristler hüsrana uğratıldı, aleyhimize çalışan merkezler, suspus edildi.
Netice olarak:
Dünya yangınlarla savaşa devam ederken Türkiye, 10 gün içinde zaferini ilan etmiş oldu. Bu 10 günde yangın, amansız şekilde yakıp-yıkarken bu memlekette devlet, ziyan gören vatandaşa aş, ekmek, yardım, ev ne kaybı varsa veriyordu. Zarar gören herkese nakdî yardım yapıldı. Evi hasar görenin yuvası tamir edilmekte. Evi tamamen yanana bir yıl içinde yenisi teslim edilecek. Traktörü kullanılamaz olan köylüye yenisi verildi, veriliyor.
Galiba ve maalesef muhalefet belki çok da belli etmese bile yine mağlubiyet kırılganlığında. Çizdiği karanlık gecede yine aydınlık şafak söktü.
Cumhur İttifakı ise sağlam duruşuyla yine işinin başında.
Bu muhalefet, hele ana muhalefet nasıl iflah olabilir?
Bolu’da bir avuç Suriyeli sığınmacıya karşı insanlık suçu, nefret suçu işlenirken; bu ayıbı işleyen belediye, kendi genel başkanına kafa tutabilirken onu seyreden bir ana muhalefet ve destekçisi muhalefet, bu milletin faydasına bir iş yapamaz!
Türk milletinin dilini anlamayan, gönlünü tanımayan, irfanını bilmeyen, duasını alamayan, ona tepeden bakan, iktidara gelemez…