Erdoğan iyilik yaptı, kötülük gördü!

A -
A +
"Etrafıma ördüğüm duvarların tuğlalarını bana insanlar verdi" demiş Logan Draven. Tarihe geçen bu söz sanki Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylenmiş. Siyasi hayatı boyunca kime iyilik ettiyse, en büyük darbeyi ondan yedi Cumhurbaşkanı…
Hangisini saysam bilemiyorum.
Önceki iktidarlar döneminde gördüğü siyasi ve askerî baskılar nedeniyle nefes alamayan cemaatler, Erdoğan sayesinde özgürlüğüne kavuştu. İmkân bulanlar dönüp en büyük darbeyi Erdoğan'a vurdu.
Fetullah Gülen isimli iblis ile ona "tapan" müritleri, eğer gözaltına alabilseydi, 17/25 döneminde yakalayıp hapse atacaktı. 15 Temmuz gecesi eğer ulaşabilselerdi otel odasında ailesiyle birlikte ya öldürecek ya da tutuklayacaklardı.
15 Temmuz gecesi darbe haberini alır almaz, "Erdoğan'ın kalemi kırılmıştır" diyerek sevincini paylaşan Alparslan Kuytul'a bağlı Furkan Vakfı'nın şu sıralar çıkarmaya çalıştıkları fitne ve vesvese bir başka örnek...
İş dünyasında Erdoğan sayesinde zengin olan binlerce iş insanı dönüp ona küfrediyor. Bugün yalılarda, villalarda, lüks rezidanslarda oturanların pek çoğu ilk protestoda tencere tava çalarak Erdoğan'ın iyiliğine alçaklıkla karşılık veriyor.
Hele ki siyaset...
Allah aşkına söyler misiniz?
Erdoğan olmasaydı Abdullah Gül'ün bu ülkede Dışişleri Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olması ihtimal dâhilinde miydi? Erdoğan'ın bütün bu önemli makamları sunduğu Abdullah Gül Cumhurbaşkanı iken ne yaptı?
Kendisine "Kardeşim" diyen Erdoğan'a Allah'ın bir günü destek olmadı. FETÖ'nün ihanet oyununa âdeta çanak tuttu. Oturtulacak başka makam kalmayınca ve koltuktan inince koşa koşa gidip CHP ile, HDP ile iş birliği yaparak Erdoğan'ın karşısına rakip olarak çıkmak istedi.
Ya ki Ahmet Davutoğlu?
Erdoğan olmasa Ahmet Davutoğlu ismini kaç kişi bilirdi? Önce "Başdanışman oldu, ardından Dışişleri Bakanı. En sonunda da Başbakan.
Peki o ne yaptı?
Parti içinde paralel parti kurmaya çalıştı. "Reis dönemi bitiyor, Hoca dönemi başlıyor" diyerek perde arkasında oyun çevirdi. Erdoğan'ı "Çankaya'nın Sakini" hâline getirmek istedi. 
İhanetleri ortaya çıkınca ve Başbakanlıktan azledilince koşup gitti yüzde sıfır bilmem kaç oranında oy alıp alamayacağı tartışılan bir parti kurdu. Şimdi Erdoğan'a ve ailesine yönelik "Namus sırrı" sayılabilecek bilgileri orada burada konuşmakla meşgul oluyor.
Ve Ali Babacan...
Sokakta görseniz selam verme gereği duymazdınız. Erdoğan elinden tutup ülkenin kasasını teslim etti. O sırada herkes "Bebecan" diye dalga geçiyordu. Erdoğan sayesinde 13 yıl boyunca ekonominin dümenine oturdu. 
13 yılın sonunda oturtulduğu makam elinden alınınca o da koşa koşa gitti kendi çapında bir parti kurdu. Şimdi, bir zamanlar kendisiyle dalga geçenlere yaranmaya çalışıyor.
Önceki gün Halk TV'de izledim.
Hiç utanmadan, hiç sıkılmadan ne dedi biliyor musunuz? 
"Muhalif partiler 2018 yılında Abdullah Gül'ün çatı adayı olmasını istediğinde ben o görüşmelerin göbeğindeydim" dedi. Yani o görüşmeleri bizzat kendisi koordine ediyormuş, onu diyor.
Yahu insanda biraz ar olur, hayâ olur be kardeşim!
Sen 2018 yılında kurucu üyesi olduğun AK Parti'de milletvekilliği yapacaksın. Partinin Cumhurbaşkanlığı adaylığı açıklanırken, "Cumhurbaşkanımız Erdoğan olsun" diye el kaldıracaksın. Ama perde arkasında gidip CHP ile HDP ile iş tutarak Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı çatı aday yapmaya çalışacaksın. 
Bu nasıl bir ilkesizlik, nasıl bir omurgasızlıktır birader!
Hadi yaptın, yaptın!
Bunu televizyon ekranında pişkin bir gülüşle itiraf etmek de neyin nesidir? Onun yerine biz utandık, ama adamın suratında zerre kızarıklık oluşmadı iyi mi!
Sonra da dönüp hainliği eleştirenlere, "AK Parti'nin trolleri bana saldırıyor" diyor. Yahu bir koltuk için hainlik yapan sen. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun dediği gibi, bir saniyesine dahi hükmedemediğin bir hayat için fırıldak olan sen. Davasına kapalı kapılar ardında ihanet eden sen. 
Ama seni eleştirenler trol öyle mi?
Vallahi trollük, hain olmanın yanında çok şerefli bir makam. Ben şahsen bu trollüğü şeref madalyası olarak taşırım.
Neyse...
Bakın sadece birkaç isimden bahsettim ve mideniz bulandı değil mi? İnsanda kusma isteği oluşturan bu tiplere benzer yüzlerce isim sayarım ama yerim dar.
Erdoğan sayesinde milletvekili olup, daha sonra Twetter üzerinden Erdoğan'ın merhum annesine küfredeni...
Kapalı kapılar ardında, "Biz CHP ile koalisyon kurup onu Yüce Divan'a göndereceğiz" diyeni...
Gezi olayları sırasında, "Yahu bu diktatörü ülkenin başına bela ettik" diyerek çapulcuların önünde diz çökmeye çalışanı...
17/25 Aralık döneminde istifa ederek iktidarı düşürmeye çalışanı. Erdoğan'a karşı FETÖ'nün yanında yer alanı...
Sonra bunlar partiden defedilince, "Erdoğan da herkesi harcıyor" deniliyor. Bunu en çok da muhalefet kanadı söylüyor.
Sanki bu sözü Erdoğan için söylemiş.
Yaptığı iyilik karşılığında bu kadar kötülük, bu kadar alçaklık, bu kadar ihanet gören bir insan ne yapabilir söyler misiniz?
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.