Ünal Bolat

“Olmayıversin diyemezdi çünkü 'gudulu terlik' kesim kıyafetinin en önemli parçası...”
 
Komşumuz Mustafa Abi ile son 10 senedir dostluğumuz iyice derinleşmişti. Hasta olduğunu öğrenip ziyaretine gittiğimizde ailesinden pankreas kanseri olduğunu öğrenmiştik. O kendisi hastalığının ne olduğunu bilmeden ilk ziyaretimizden otuz gün sonra vefat etti...
Mustafa Abi vefat edince eşi Raziye Yenge ilk bizi aramış. Evlerine vardığımda aileden başka kimse yoktu. Mustafa Abi'nin alnındaki terler gözle görülüyordu. Allahü teala rahmet eylesin iyi bir insandı.
Mustafa Abi'nin vefatından sonra Raziye Yenge, çocukları zaman zaman yanına gelse de, çoğunlukla yalnız kalıyordu. Hem komşuluk hem Mustafa Abi ile dostluğumuz sebebiyle işlerinde canı gönülden yardımcı olmaya çalışıyordum. Bu gayretimin başarılı olmasından mı, yoksa başka sebepten mi bilmiyorum? Raziye Yenge bir talepte bulunurken öz evladından farksız davranıyordu. Geçen günler sonunda öyle bir noktaya gelmişiz ki; eşim yardım konusunun çok abartılı bir noktaya geldiğini söyleyince eşime bu durumu izah etmem gerektiğini anladım.
Mustafa Abi'nin vefatından sonraki günlerde yaşlı annem geçmişten kendisinde iz bırakmış bir hatıra anlatmıştı. Annemin kesiminin yani bizim yöreye göre söz ve nişanının yapılacağı akşam için bütün hazırlıklar yapılmışken annem akşamüzeri bir eksiği fark eder. Sekiz evladı olan dedeme kıyıp da bu eksiği söyleyemez.
Eksik olan şey 1950’li yılların ilçemizdeki âdetlerinden gelin adayının kesim günü ayağına giymesi gereken rengârenk gudulu (ponponlu) terliktir. Annemin gudulu terliği yoktur. “Olmayıversin” diyemez. Çünkü gudulu terlik kesim kıyafetinin en önemli aksesuarıdır. Özel bir günündeki bu büyük sıkıntısına çözümü annem yine kendisi bulmuş.
Rahmetli Mustafa Abi'nin babası Adil Amca ayakkabıcıydı. Hem dikiyor hem satıyordu. Annemlerin de komşusu. Annem o sıkıntı içerisinde Mustafa Abi'nin annesine gidiyor ve kesiminde giymek üzere bir gecelik emanet gudulu terlik istiyor. Annem, Mustafa Ağabeylerden sevinçle ayrılıyor. Kesimi problemsiz şekilde yapılıyor. Ve ertesi gün gudulu terlik iade ediliyor. Güncel birçok şeyi hatırlamayan annem bu iyilikleri için yetmiş yıl sonra hâlâ onlara dua ediyor.
Annem bu hadiseyi bana anlatınca ben de annemin o günlerde yaşadığı sıkıntıyı yaşadım ve en az annem kadar onlara minnet duygusuna kapılmıştım. Hepsi buydu...
       Rağıp Bayraktar