Ünal Bolat

“Bu hırsızları vurup eline ne geçecek. Girdiğin bu yolun sonu felakettir. Düşman öyle vurulmaz!”
 
 
Büyüklerimizden öğrendiğimize göre, Alaybeğ Dayı’nın kardeşi İspiroğlu Süleyman, "Çanakkale mahşeri"nden de sağ olarak kurtulup Erzurum Kop Dağı'nda Ruslarla savaşa katılmıştır. Bu kahraman vatan evladı bu savaşta şehit düşmüştür... Yetim kalan Mustafa ismindeki bir oğlu ne olmuştur? İşte onu amcası Alaybeğ Dayı yanına almış ve öz oğlu gibi büyütülmüştür. Öyle ki kardeşleri bile büyüyüp bilmeleri gereken vakte kadar fark etmemiştir...
Alaybeğ Dayı, bu şehit emanetine öz evladı gibi bakmış, hatta küçükler büyüyüp yaşları kemale erinceye kadar, Mustafa amcalarını öz amcaları zannetmişlerdir. Bu Mustafa amcanın bir oğlu 90'lı yıllarda Sakarya Karasu ilçesinde iki dönem belediye başkanlığı yapmıştır.
12 yıl kendisinden hiç haber alınamayan Alaybeğ Dayı’yı da, kardeşi gibi öldü bilen bazı haramzadeler, geride kalan bazı mal ve mülklerini gasp ve talan ederler.
Lakin öldürmeyen Allah öldürmez. Bir gün yiğit Alaybeğ çıkagelir işte. Olanı biteni öğrenince tüfeğini omzuna vurup bu haramzadelerden hesap sormak için yola düşer... Yolda bir baba dostu ihtiyarla karşılaşır. Zira sofrası da gönlü gibi zengin olan Alaybeğ’in babası Mahmut Çavuş’un seveni de çoktur. Selam kelam faslından sonra ihtiyar sorar:
“Hayırdır Alaybeğ, omzunda tüfek burnundan solumakta ve bu hâlde nereye gitmektesin, hele bir de bakalım!”
Alaybeğ Dayı öfkesini gizlemez:
“Biz cepheden cepheye kefere ile vuruşurken, bir kardeşimizi şehit verirken, birileri de buraları sahipsiz sanıp malımıza-mülkümüze çöktü, sen de biliyorsun amca. Şimdi hesap sorma vakti. Hepsini vuracağım” der.
Bugün adını bilemediğimiz o ihtiyar, Alaybeğ’in karşısına dikilip:
“Bak Alaybeğ, düşman öyle vurulmaz. Yanlış yapıyorsun. Kendini yakacaksın!.. Bu hırsızları vurup eline ne geçecek. Girdiğin bu yolun sonu felakettir. Düşman öyle vurulmaz!”
-Söyle o vakit nasıl vurulur?
İhtiyar bilge bir şekilde tane tane cevap verir:
“Düşmanı öldürmek istersen, çok çalışacaksın. Varlık sahibi olacaksın. Bak ucu bucağı olmayan arazilerin var. Bu araziler senin torunlarına da yeter. Sen çalıştıkça, ailenle rahat içinde, mutlu mesut yaşadıkça düşmanların her gün ölecek! Düşman, çalışarak vurulur oğul. Düşman, her gün hasedinden ölür...”
Alaybeğ Dayı bu ihtiyara ne cevap verecektir? DEVAMI YARIN