Ünal Bolat

“Sözleri nasıl böyle etki etmiştir, öfke küpü olmuş tüfek elde düşman üzerine giden kimseye?”
 
Öfkesi zirvede elinde tüfek düşman öldürmeye giden Yemen Gazisi Alaybeğ Dayı’nın karşısına çıkıp nasihat eden ihtiyarın sözleri Alaybeğ Dayı’ya da tesir eder…
Şöyle bir duraklar… Tüfeğini indirir… Sonra bahçedeki yeşil çimenlerin üzerinde soğuk bir yayık ayranı içerler beraberce.
Sohbet uzadıkça uzar… Yemen ellerinden, gidip de gelmeyen yavrulardan, geride çaresizce ağlaşan analardan, genç yaşta bebesiyle dul kalan gelinlerden açılır söz… 
Alaybeğ Dayı cephelerde aç, biilaç ve salgın hastalıklardan şehit düşenleri anlatır… Çatışmalarda şehit düşenlerden katbekat fazla oluşlarından söz eder…
Açlıktan ölmemek için eratın atların fışkılarından (gübre) arpa toplayıp yiyerek hayatta kaldıklarını dile getirir… Hatta orduya hastalık bulaştırmasın diye koleraya yakalanan kapı komşusu asker arkadaşını Yemen ellerinde nasıl öldürmek zorunda kaldığından tutun da bir Yemenli kadının kendisine annelik ettiğinden ve daha neler neler konuşurlar...
Ne olmuştur da Yemen savaşı böyle yaşanmıştır?.. Asırlar öncesinden 1569'da Yemeni tekrar hâkimiyetine almıştır Osmanlı… Ama Yemen İstanbul’a çok uzaktır. Oradaki kabilelerin isyanı üç asır boyunca hiç durmamıştır... 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı hükûmeti artık Yemen'in elden çıkmaması için burada Yedinci Orduyu kurmuştur… İngilizlerin bölgeye hâkim olmak için çevirdikleri entrikalar, isyanlar ve buraya asker göndermenin güçlüğü ecdadı bir hayli yıpratır… Sonunda Zeydiler, Yedinci Orduyu da yenerler 1905 yılında… Yemen’e sonradan da ordu gönderildiyse de isyan eden İmam Yahya, tamamen ortadan kaldırılamamıştır… Ve Yemen, gidenin gelmediği o Yemen I. Dünya Savaşı'nın sonunda tamamen elimizden çıkmıştır…
Yemen böyle de, bu düşmana öfkelenen Yemen Gazisi Alaybeğ Dayı'ya nasihat eden bu ihtiyar kimdir? Nereden çıkmıştır Alaybeğ Dayı’nın karşısına? Sözleri nasıl böyle etki etmiştir?.. Zor zamanda insanın imdadına yetişen Hazreti Hızır mıydı yoksa bilen yok. Ama o öğüt nesilden nesile rehber olmuştur bölgede herkese…
Alaybeğ Dayı’nın torunlarına en büyük mirası da bu sözler olmuştur… “Düşman çalışarak vurulur. Hasetçi her gün ölür...”
Dostları sevindirmek, düşmanları da kahrından öldürmek için gece gündüz demeden çalışmanın önemini anlatırken bu mübarek insanın öğüdü örnek olarak anlatılır o gün bugün. Babadan oğula vasiyet edilir. Cümlesinin ervahına dua edilir...
          İdris İspiroğlu-Niğde