Ünal Bolat

“Bir müddet böyle devam etti ama küpün içindeki toz bitecek gibi değildi. Fikir verdiler...”
 
Artık ok yaydan çıkmıştı bir kere… Kazma işine başladığım gibi nereyi kazacağım da belli olmuştu… Bu işten dönemezdim…
-Yenge benim canımı sıkma işte… Büyüğümsün… Durduk yerde niza çıkarma!
-Hayır kazamazsın! Burayı kazdırmam!
-Eh vebal benden gitti. Bunu sen istedin…
O öfkeyle yengemin sırtına küreğin sapını nasıl vurduysam kadıncağız iki büklüm oracığa kıvrılıverdi…  Tutup kollarından çektim kenara…
O kıvranadursun kazmaya başladım… Kazmanın “tınk” diye bir küpe temas ettiğinde Heyecandan düşüp bayılacaktım… Evet rüyada gördüğüm gibi küpü bulmuştum. Kocaman bir küp…
Nereden bilirdim yengemin koşa koşa kocasına haber verdiğini… Amcam da eş dost alarak tarlaya gelmiş, köylü oraya akın etmiş haberim yok… Herkesi almıştı bir merak…
Bir iki kişinin yardımıyla küpü kenara çıkarmayı başardık. Bu arada herkes değişik bir şeyler söylüyordu… Herkes altın bekliyordu… İşin garibi ben de altın hayali kurmaya başlamıştım.
Elimi küpün içine soktum. Bir miktar bembeyaz toz çıktı… Rüyayı unutmuş altın çıkar mı diye karıştırıyordum...
O hırsla aklım başımdan gitmişti… Elimi daldırıp daldırıp küpün içinde avucuma gelen beyaz tozu çıkartıp toprağa savuruyordum…
Bir müddet böyle devam etti ama küpün içindeki toz bitecek gibi değildi… Hemen fikir verdiler oracıkta…
-Küpü kır da dibine bakalım… Kır küpü… Kır küpü kır! Kır!
Aklım başımda değildi… Bir kazma darbesiyle küpü kırıp ortadan ikiye yardım… Ortaya saçılan beyaz tozu elimiz ayağımızla karıştırdık. Ne altın vardı ne başka bir şey.. Herkes hayal kırıklığı yaşıyordu… Artık altın çıkmadığına kanaat getirip oradan ayrılırken aklım başıma geldi:
“Eyvah! O adam bana beyaz tozdan söz edip onu sakla demişti!..”
Geri dönüp tozu kurtarmak ister gibi baktım ama toz kazılan toprağın içinde toprağa çoktan karışmış, toplanamaz hâle gelmişti. Hoş zaten neye nasıl faydalı olacağını da o anda düşünememiştim. Yanımızda toz koyabilecek kabımız da yoktu… O hassasiyet de yoktu…
Bir hırs ve şuursuz davranışlar sebebiyle, köylünün galeyanıyla o meçhul tozdan olmuştuk… O toz neyin nesiydi? Neye lazım olacaktı? Bir ilaç ham maddesi miydi? Eroin filan değildi bir kimyasal maddeydi ama zayi oldu gitti…
Aradan yıllar geçti… Ne bu yaşadığımı unutuyorum ne o hiç yere zayi ettiğimiz meçhul tozu...
         Mustafa Ü.-İstanbul