Ünal Bolat

"Benim her zaman ardımda duran eşim ve ailem olmuştu, bu benim için büyük şanstı...”
 
Yine o sancıyla uyandım...
Soluma baktığımda eşim Ayten çoktan kalkmıştı. “Birazdan beni kahvaltıya çağırır” umuduyla yatakta biraz daha oyalandım. Dışarıya baktığımda yağmur damlaları nazlı nazlı penceremden süzülüyor, dışarıda söğütlere çarpan damlalar hafif bir melankoli tıpırtısı uyandırıyordu. Ayten’in mutfaktan beni çağırmasıyla aheste adımlarla kahvaltı masasına doğru yürüdüm. Eşim çayı koyarken her gün sorduğu soruyu sordu:
“Yine aynı rüyayı mı gördün?”
Gözlerimin içine bakıyordu acır hâlde. Aslında bu bakışa çok alışmıştım. Yıllardır her sabah bu sohbet tekrarlanırdı. Doğrusu bu acı dolu bakışlardan da şikâyetçi değilim. Geçmiş yıllarım çok daha ağır çok daha onur kırıcı bakışlarla geçmişti.
Ekmekten bir ısırık alacakken elimden düşürdüm. Yine ellerimin titrediğini fark edebiliyor ama durduramıyordum:
“Geçecek hayatım, bir gün çok daha mutlu uyanacaksın, bana güven...”
Her şey bir yana ben şanslı bir insandım. Benim her zaman ardımda duran bir hayat arkadaşım ve ailem olmuştu.
Bu madde esaretinde olan insanlar için büyük bir lütuf. Fakat ne hazindir ki çoğu benim kadar şanslı değil. Gözlerimin önünde eriyen yüzlerce insan görmüştüm ve bunun en önemli sebeplerinden birisi de sevdiklerinin onlara sırt çevirmeleriydi.
“Sen hayatımda gördüğüm en iyi insansın.”
Suratımda bir gülümseme asılı kaldı. Seneler sonra anladım ki bir insan illa da bir şeylere bağımlı olacaksa ailesine olmalı.
Ayten devam etti sorularına:
“Bugün nerede konuşacaksın kendini anlatmak için…”
Derin bir nefes aldım. Aslında bu sorunun gelmesini bekliyordum. Çünkü bu defa çok fazla insana konuşacaktım. Hatta dinleyenlerin hemen hepsi gençlerden oluşacaktı. Bir üniversite kampüsünde konuşacaktım çünkü…
Eşim yüzümdeki telaşı anlamıştı:
“Aslında iyi bir insan olduğunun en büyük alameti bu işte… Sana nasıl bakacaklarını bildiğin hâlde onların karşısına geçiyorsun. Onlara acı gerçekleri kendi dilinden anlatıyorsun... Hepsi içlerinde sana minnet duygusu besleyecek bundan emin olabilirsin...”
Duygulandım. Gözlerimden iki damla yaş süzüldü. Ben gerçekten şanslı bir insandım…
En azında öğrencilerin karşısına biraz daha öz güvenli çıkacaktım... DEVAMI YARIN