Ünal Bolat

“Odadakiler rahatsız olmasın diye alarmı kapatıp parmak ucunda lavaboya geçmeliydik...”
 
 
Lisede yatılı okuldaydık hocaların gözü hep üzerimizde olurdu. Gündüzlü öğrenci olsanız evinize bir ihtimal yetişir namazınız; ama yatılı talebeyseniz 5 vaktin birinde olmasa birinde mutlaka biri görür haber verir idareye sizin namaz kıldığınızı. Bir mescidimiz vardı yatakhanede, koridorun en sonunda, en izbe yerinde. Önce öğle araları “girmesin kimse” diye komple yatakhane binasını kilitlediler. Sonra “yatakhane sayısı yetmiyor orayı da odaya çevireceğiz” diye kapatıp oda yaptılar.
İzbe odada kimse kalmak istemiyor “kışın soğuk” diye ama olaya da bir kılıf uydurmak lazım. Orayı ıslak çamaşırlar serilsin diye kurutma odası yaptılar en son. Olan, el kadar buz gibi de olsa bizim mescide olmuştu.
Mecbur odamızda kılmaya başladık namazları. Odalar genelde 10 kişilikti. İdarenin istediği isimlerle aynı odayı paylaşıyorduk. Son sınıfa geçenler biraz daha imtiyazlıydı. 4 kişilik odalarda istediği arkadaşla kalıyorlardı.
Sabah namazı ile yatsı namazı en kritik vakitlerdi. Çünkü odadakiler sizin sesinizden rahatsız olmasın diye alarmı çalar çalmaz kapatmalı, parmak ucunuzda lavabolara geçmeliydiniz. Yaşamayan bilmez de birileri sizi herhangi bir şeyden şikâyet etmesin diye o yılları ip üstündeki cambaz gibi geçirdik...
Lise bitti üniversite sınavına gireceğiz. Yatılı okul bir şehirde, memleket ayrı bir şehirde… O dönemler sınava 2 yer seçme hakkı veriyorlardı. Evraklar elden doldurulur ilgili kuruma teslim edilirdi. Neyse sınava girdik bir üniversite kazanacak kadar puan yaptık elhamdülillah. Sınav tercihleri de önceki yılların ortalama ölçümüydü…
Ben sınava memlekette girdim, tercihleri yaptık evrakı teslim edeceğiz. İlçede meslek lisesini tek kurum olarak tayin etmiş devlet. Zaten geçmiş gün 4-5 günde evrakı teslim süresi var. Sınav tercih formlarını götürüp oraya veriyorsunuz orası da genel merkeze yolluyor. Süreyi geçirme gibi bir ihtimal söz konusu bile değil. Ezkaza öyle bir durum olsa yanar yıllarca verdiğiniz emekler. Evrakımı aldım gittim meslek lisesine. Yer belli, yetkili kişi belli, herkes elinde tercih evrakı teslim edip gidiyor. Zaten ilçede tek merci orası…
Sıra bana geldi. Adam bir süzdü beni… Üstümde uzun etek, başımda eşarp… O vakitler eşarp bile gözüne batardı insanların nerede kaldı ki pardösü giyilsin!..
“Sizin tercih buradan yapılmayacak” dedi.  DEVAMI YARIN