Ünal Bolat

 “Ben bu kasabanın öğretmeniyim. Öğrencilerim gibi velilerim olarak siz de değerlisiniz...”
 
Yaklaşık kırk sene önce okul müdürlüğüm döneminde yaşadığım bir hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum.
Öğrenci velim olan belinde tabancası bulunan öfkeyle gelip mahcup olan bu beyefendiye dedim ki:
-Oğlunuz çok sevdiğim öğrencilerdendir. Sizi de açık sözlülüğünüzden ötürü takdir ettim. Fakat sözlerinizde biraz tehdit var. Ben tehdidi sevmem. Kimseyi rencide etmem, kendime de nahoş söz söyletmem.
-Estağfirullah hocam.
-Siyasete gelince herkesin elbette bir siyasi görüşü var. Fakat öğretmenlerin siyaset yapması yasak ve aynı zamanda bana göre de yanlış bir davranış. Sizler velimsiniz. Kasabanın her ferdi benim için değerli ve eşittir. Kimseye karşı ayırım ve haksızlık yapmam. Muhtarın yanına gitmem ise siyasi görüşten dolayı değil okul işleri için görüşmeye mecbur olduğumdan. Aslında biz hepimiz bir bütünüz burada. Herkesi sever sayar, hastasını ziyaret eder, düğününe, cenazesine katılırım. Bundan dolayı hiç endişeniz olmasın...
Bu arada tüpte demlediğim çay da hazır olmuştu. İki bardak hazırlayıp çay ikram ettim. Velimiz çok memnun oldu:
-Müdür Bey sizin dürüst ve mert olduğunuzu duymuştum. Fakat bu kadarını beklemiyordum. Sabırla ve değer vererek dinlediniz beni. Güzel mesajlar verdiniz. Kuru gürültüye de pabuç bırakmıyorsunuz. Cesaretli ve gönlü zengin birisiniz belli. Peki biz sizi davet etsek sahiden gelir misiniz?
-Elbette, seve seve… Bende biz siz diye bir şey yok. Ben bu kasabanın öğretmeniyim. Okuldaki öğrencilerim gibi hepiniz bizim velimizsiniz ve hepiniz değerlisiniz. Davetinize de geliriz, okula da bekleriz her zaman...
Velimiz bu kucaklayıcı sözlerime duygulanmıştı.
-Hocam şimdiye kadar hep birbirimizi hor gördük, rakip gördük, kışkırttık. Ama “hepimizin öğretmeni” olmanız bizi çok duygulandırdı. Bizi kaynaştıracak, güzel bilgiler aktaracak, teskin edecek bir eğitimcinin özlemini ilk defa hissettim. Siz ayırım yapmadan, ötelemeden bizi birleştirmeyi, kaynaştırmayı düşünüyorsunuz. Oysa biz aynı ilçenin insanıyız ve birbirimize düşmüşüz. Bu yanlışı bizlere söyleyen bir öğretmen de olmamıştı şimdiye kadar.
Bu samimi ve içten konuşmalardan ben de çok duygulandım... İyi bir sohbetten sonra sarılıp kucaklaşarak okuldan ayrıldı.
Yıllar geçti aradan… Çok sevdiğim o öğrenci velimi ve diğer öğrencilerimi hâlen sevgiyle muhabbetle hatırlarım… Güzel yurdumun güzel insanları...

         Seyfettin Karamızrak