Ünal Bolat

“Zavallı dedemin gözleri kızarmış, beti benzi atmış, öyle ki bedeninde can kalmamış gibiydi!..”
 
Dedem “Bu kadar uzun sürede uyumaz bu hayvan, hastalandı mı acaba?” dedi.
Annem dedemden böyle keder yüklü bir soru işitince biraz şaşırdı hâliyle.
“Çok yürüdü zavallı, yorulmuştur” dedi.
Dedem duymak istediği cevabı alınca biraz rahatladı. Ama içi yine de rahat etmedi. Duman’ın yanına oturup alnını okşadı. Duman gözünü bile açamıyordu. Öyle yorgun öyle bitkin görünüyordu ki…
Bir süre sessizlik oldu, ablam ve ben de oturduk. Ablam ışkın dalının kabuğunu soymaya başladı. Annem ile ben dedeme bakıyorduk. Ne yalan söyleyeyim dedemi bu kadar çaresiz görmemiştim o güne dek.
Duman’dan ses soluk iyice kesildi…
“Duman!” diye mırıldandı dedem.
“Duman!.. Duman!..”
Duman, kımıldamadı bile yerinden. Poyraz rüzgârı kalan üç beş tüyünü oynatıyordu o kadar.
Dedem acı dolu sesiyle “Duman” diye tekrarladı. Eliyle nazikçe dürttü, kafasını okşadı ama değişen bir şey olmadı.
Ablam elindeki ışkını bıraktı, annemin koluna iyice sokuldu, ben de diğer koluna sokuldum. Son bir umutla dedem bir daha dürttü. Duman’ın durumu değişmeyince cılız elleri iki yanına açılıverdi.
Bir süre dondu kaldı. Gözünü bir yere sabitleyip tek mimik oynatmadan öylece durdu.
Arada sırada aldığı derin nefes, yaşadığına işaret oldu. Tepenin yamacındaki tarlada, derelerin şarıltısının, rüzgârın hışırtısına rağmen korkunç bir sessizlik oluşmuştu.
Dedem dizlerinin üzerine çökerek Duman’ın kafasını kucağına aldı. Zavallı Duman çoktan ölmüştü. Kim bilir, belki yorgunluktan belki de yaşlılığından sessizce dedemin bakışları arasından sıyrılıp gidiverdi dünyadan...
Dedem öyle şaşkın görünüyordu ki, bedeni titriyor yaşlı dostunun öldüğüne inanamıyordu. Duman’ın cansız patilerini okşadı. Feri çekilmiş yüzünden aşağı yaşlar süzülüyordu.
Annem ile ablam da duygulandı, sessizce ağladılar… Annem gözyaşlarını silip dedemin yanına vardı. Zavallı dedemin gözleri kızarmış, beti benzi atmış, bedeninde can kalmamış gibiydi. Yerde yatan zavallı köpekten tek farkı, nefes almasıydı.
“Ne olacak şimdi gelin, ben ne yapacağım?” dedi dedem… DEVAMI YARIN