Ünal Bolat

“Gittiğimiz yanlış adreste hiç ummadığımız güzellikte karşılanıp üç de sipariş almıştık.”
 
 
Temizlik robotu satışı için heyecanla koşuşturduğumuz günlerdi. Bir sitede Ahmet Bey'e gidecek, tanıtım yapacaktık. Randevulu misafirdik.
Tarif edildiği üzere geldik apartmanın önüne. Baktık isim Ahmet’ti, kapı numarası 2 idi.
“Tamam burası…” deyip zili çaldık. Kapıyı açan beyefendiye gönül rahatlığıyla “Ahmet Bey değil mi?” dedik. “Evet buyurun” derken biz içeri adımımızı attık.
Gerçi beyefendinin bakışlarından ve devam eden konuşmalardan, yanlış adrese geldiğimizi anlamıştık! Meğer bizim randevulaştığımız Ahmet Bey, bir sonraki blokun 2 numarasında oturuyormuş. Neyse… Geldik artık, anlatmadan çıkamayız.
-Selamünaleyküm Ahmet Abi.
(Zaten müşteri “aleykümselam” diyene kadar biz oturma odasına geçmiş, koltuğa oturmuş oluruz.)
- Aleykümselam da... Siz kimsiniz?
- Abi hele bir otur. Anlatacağız.
- Kardeşim, ben öyle pazarlamacı filan istemem. Siz nereden geliyorsunuz?
- İhlas’tan geliyoruz abi.
Ahmet Bey “Ha, anladım” der gibi kaşlarını kaldırdı, merak içinde koltuğa otururken tok bir sesle tavrını açıkladı:
-Bakın çocuklar, ben öyle tanımadığımı eve almam, hele satıcı matıcı hiç anlamam! Ama İhlas deyince iş değişti. Ben emekli albayım. Siz Hüseyin Hilmi Bey’in şirketinden geliyorsunuz.
- Evet efendim…
Derin bir nefes aldı, kafasını “aaah nerede o günler” dercesine sağa sola salladı:
- O bambaşkaydı. Merdiven altında namaz kıldığını bilirim. Ondan ne gelirse iyidir. Alıyorum. Borcumuz ne kadar?
Bununla yetinmedi:
- Dur, dedi. Bir tane de kızım için bırakın!
- Peki efendim, yanımızda ikincisi yok ama yarın sabah ilk iş olarak sizin diğer robotu da getiririz.
Konuştukça rahatladı, dinledikçe meraklandı. Daha sonra işi büyüttü, çok faydalı olduğuna inandığı bu temizlik robotunu cep telefonundan bir meslektaşını arayıp tavsiyede bulunmaya başladı:
-Sana Metin’i gönderiyorum. Ben çağırmadan geldiler ama beni ikna ettiler. Hiçbir şey sorma! Dinle! Sen de ikna olacaksın, diye de sıkı bir tembih yaptı. Telefonda pazarlığı bitirdi ve adresi bize verdi.
Bu defa şaşırma ve elbette sevinme sırası bize gelmişti. Kolay mı? Doğru adres bekleyedursun biz yanlış bir adrese gelip üç de robot satmıştık!..
        Metin Sağdan-İstanbul