Ünal Bolat

 “İçimizde kaymakam, mühendis, avukat, müftü, öğretmen ve devlet memuru vardı...”
 
Yıl 1983 Manisa Kırkağaç’ta askeriz... O yıllarda yeni çıkarılan kısa devre 4 aylık er askerlik yasasından faydalanarak er olmuştuk. Kırkağaç Manisa’nın çok güzel ve kavunuyla meşhur şirin bir ilçesi… Bir tarafı yüksek dağlara dayanmış, bir tarafı kavun bahçelerinin uzandığı, Soma'ya komşu bir ilçedir.
Alayımız 4 taburdan oluşuyordu. 3 Taburun hepsi bizim gibi yüksekokul mezunu 4 aylık temel eğitim görecek yedek subay erlerden oluşuyordu. Sivilde yaşamadığımız birçok şeyi burada yapacak her işimizi kendimiz görecektik.
Bir gün bölükte lavaboların tuvaletlerin temizlik sırası bizim mangaya gelmişti. Bölük astsubaylarından birisi eğitime gitmemiş bizim başımıza gelmişti. Hepimiz bu işi biraz gurur meselesi yapıyorduk.
Yanılmıyorsam içimizde bir kaymakam, üç mühendis, bir avukat bir müftü iki öğretmen ve iki de devlet memuru arkadaş vardık. Biz ne kadar çekingen davransak da askerliğin bir kuralı vardı. Biraz sonra astsubay yanımıza geldi. Önce birkaç dakika bizi şöyle bir süzdü ve “Arkadaşlar şu işi bir an evvel bitirelim” diye lavaboya yürüdü. Biz de arkasından zoraki takip etmeye başladık ama ayaklarımız geri geri gidiyordu.
Astsubayımız yumuşak tonla;
-Arkadaşlar sizi anlıyorum. Hepiniz olgun tahsilli insanlarsınız. Bu iş size göre değil. Ama burasını mademki biz kullanıyoruz temizliği de bize kalıyor. 10-15 dakika temizlikten sonra dinleneceğiz eğitime gitmeyeceğiz.
Komutanın bu güzel konuşması bile bizim işe başlamamız için yeterli olmamıştı.
Derken müftü arkadaş dayanamadı;
-Komutanım burası kova yerine bir hortumla daha temiz ve daha kolay temizlenebilir diye düşünüyorum.
Gerçekten de bulunan bir hortum ve fırça ile hiç zorlanmadan bütün lavabolar ve yerler temizlendi. Arkadaşın bulduğu bu kolay ve pratik işleme hayran kalmıştık.
Komutan onun sivilde müftü olduğunu öğrenince “bravo hocam sizi tebrik ediyorum ve de teşekkür ediyorum” dedi.
Arkadaşımız da “Ne demek komutanım ben bu temizliği yapmadan önce de müftüydüm bu işi yaptıktan sonra da müftüyüm. Temizlik imandandır buyurmuştur Peygamber Efendimiz" dedi.
Son sözü yine komutanımız söyledi:
-Çok teşekkür ederim Hocam, pratik çözümünle farkındalık oluşturdun. Şimdi ben de son sözümü söylüyorum: “İşimizi bitirdik çaylar da benden. İstikamet kantin…”
        Em. Sağ. Yazar Aslan Torun