Ünal Bolat

“Misafir doktor ile çaylarımızı yudumlarken çalıştığı hastanede işlerinin nasıl olduğunu sordum...”
 
Yıllar önce özel bir klinikte idareci olarak çalışıyordum. Bir gün ofisimde meşgulken kapı çalındı ve içeriye asistan arkadaş girdi. Bir doktor beyin, benimle  görüşmek istediğini söyledi. “Buyursun” dedim.
Biraz sonra içeriye şık giyimli, takım elbiseli ve kravatlı, parfüm kokulu bir bey “merhaba” diyerek geldi.
Yer gösterdim. Gayet nazik bir şekilde oturdu ve adını söyleyerek konuşmaya başladı:
“Doktor Bey, ben nöroşirürji (beyin cerrahı) uzmanıyım. Hacettepe’den mezunum ve orada ihtisas yaptım. 5 yıldır İstanbul’dayım ve -ismini vererek- devlet hastanesinde çalışıyorum” dedi.
Ben de kısaca kendimi tanıttım ve tanıştığımıza çok memnun kaldığımı söyledim.
Bu arada çaylarımız gelmişti. Çaylarımızı yudumlarken çalıştığı hastanede işlerinin nasıl olduğunu sordum.
Aldığı eğitimin çok iyi olduğunu fakat bulunduğu hastanenin imkânlarının yetersizliği sebebiyle bu öğrendiklerinin birçoğunu pratiğe dökemediğinden dert yandı.
Diskopati yani bel ve boyun fıtığı konusunda bazı teknikler öğrendiğini ama bunları hastalarda uygulama imkânı bulamadığını söyledi. Tabii aramızdaki konuşma tıbbi literatürde konuşarak geçiyordu. Biraz daha konuştuğumuzda yine Amerika’da Houston hastanesinde eğitim gördüğünü ve ameliyat tekniklerini de burada öğrendiğini anlattı…
O an düşündüm, karşımda işini tam manasıyla yapamayan bir beyin cerrahı vardı.
Bizi ziyaret etmesinin sebebini sorduğumda gülümsedi. Bizim özel kliniğe yakın bir yerde kayınvalidesinin oturduğunu, kendisinin de yakında buraya yakın bir yere taşınacağını, 2 çocuğu olduğunu ve çocuklarını yakın bir koleje alacağını söyledi.
“Komşu olacağız da geçerken bir merhaba diyeyim” dedi.
“Doktor bey, dedim. Madem komşu olacağız. Birlikte de çalışabiliriz. Eğer sizce de uygun ise.” “Bilmem olabilir” dedi.
Sevindim. Hemen pratik bir çözüm önerdim. Akşam mesai sonrası kliniğe uğrayacak ve hasta olursa bakacaktı.
“Olabilir neden olmasın” dedi. Böyle bir uzman ile çalışmak önemliydi. Ücret filan konuşulup hallolacak detaydı…
Vedalaşırken karşılıklı olarak memnuniyetimizi bildirdik. Kartvizitini bıraktı.
“Uzm. Dr.   … … Nöroşirürji Uzmanı”
Kartvizitin alt kısmında hem hastanenin hem doktor beyin özel cep numarası filan yazıyordu.
Ben de kartvizitimi verdim.
Karşılıklı gayet iyi dileklerle ayrıldı.
Buraya kadar her şey normal değil mi? Bakın şimdi yaşananlara…  DEVAMI YARIN