Ünal Bolat

“O kadar kalabalık oluyordu ki kahvehane; oturmak için boşalacak sandalye beklemeniz gerekiyordu!”
 
 
Yıllar önce öğretmen olarak atandığım kasabada şahit olduğum inanılmaz günlerimi anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Evini kiraladığımız ihtiyar dul kadına “Ebe” diyorlarmış. Onun da yerleşmemizde epey yardımı oldu.
O yıllarda kasabada fırın yoktu, fırın ekmeği de gelmiyordu. Her ev üç dört aylık yufka yaparak ekmek ihtiyacını o şekilde karşılıyordu. Biz de un alarak mahallenin kadınlarına yufka yaptırdık. Kasabanın suyu tuzluydu. Tuz Gölü çok yakınımızda olduğundan herhalde etkiliyordu. İçmeye alışmak için hayli zorlandık. Göreve başladıktan sonra öğretmenlerin hemen hepsiyle tanıştık. Yardımsever ve samimi insanlardı. İlçeden hayli uzaktaydık ve sosyal yaşantı hayli kısıtlıydı. Bu dayanışma da olmasa günler geçmek bilmezdi…
Ben düğünden ayrıldıktan sonra kalan öğretmenler sabahlamışlar. Usul böyleymiş, hele de hafta sonuna rastlarsa. Benim de bir süre sonra bu yaşantıya ayak uyduracağımı umuyorlardı. Her yeni gelen öğretmen bir süre sonra bu ortama uymak mecburiyetinde kalıyor diyorlardı.
Kasabanın kocaman bir kahvesi vardı. İşi gücü olmayan insanlar orada oturuyor ve bildik oyunlar oynanıyordu… O kadar kalabalık oluyordu ki oturmak için boşalacak sandalye beklemeniz gerekiyor...
Zaman zaman öğretmen arkadaşları hepten reddetmemek adına ben de gidiyorum. Fakat ne olursa olsun kahvehane, alışabileceğim bir durum değil. Bunlar nasıl öğretmendi. Öğretmenin kahvede kâğıt oynamaya vakti nasıl olurdu? Aklım almıyordu…
Bu sıkıntılı süreç moralimi bozuyordu… Bazen ev sahibimiz "Ebe" eve geliyor, yavaş yavaş ısınıyor bize. İlgili ve yardımsever bir kimse fakat benim sigara ve alkol kullanmadığıma bir türlü akıl erdiremiyordu. Orada tanıştığım öretmenler bile öyle… Hatta ciddi ciddi de alkole başlayacağımı merak ediyorlar. Benim onların yaşantılarına şaşırdığım gibi, onlar da benim hayatıma tekdüze ve sıkıcı gözüyle bakıyorlar. Hele de sigara içmeyişime…
Bir ara Koçhisar’a öğretmenler toplantısına katıldık. Toplantıdan sonra müdür yardımcısının aracıyla topluca döneceğiz. O ara öğretmenler ortadan kayboldular. Az sonra geldiler “işimiz tamam yola çıkabiliriz” dediler. Kasaba ilçeye 25 km uzaklıkta.
Bir süre yol aldıktan sonra taksiyi süren müdür yardımcısı “yol kenarında az içeride bir çeşme var, biraz orada dinlenelim” diyerek ana yoldan ayrıldı. DEVAMI YARIN