Ünal Bolat

“Ağabeyinin öldüğünü öğrenince çok üzüldü ve oracığa yığılıp ağlamaya başladı.”
 
 
Çok güzel bir Anadolu kasabasında sağlık ocağında görev yapıyordum. Gece yarısı gelen bir telefonla dağ yolunda bir trafik kazası olduğu ve bizi acilen kaza yerine çağırdıklarını öğrendik. Gece yarısı saat 00.10 sıralarıydı. Sağlık ocağımızın doktoruyla beraber ilk yardım çantamızı hazırlayıp alelacele olay yerine hareket ettik. Yirmi dakika sonra olay yerine varmıştık.
Kaza dağ yolunda kasabaya 10 km kala meydana gelmişti.
Dağın zirvesinde yer altındaki madeni çıkarmak için çalışan çevredeki işçileri, şirketin tuttuğu otobüsler getirip götürüyordu. Vardiya halinde çalışan işçiler gece 00.00’da işten çıkmış evlerine dönmek için otobüse binmişlerdi. Gece yarısı hareket eden otobüs dönüşte şoförün uyuklaması veya direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kasabaya 10 km kala yoldan çıkarak yamaçtan aşağı şarampole kayıyor ve devrilmeden büyük bir çam ağacına dayanarak duruyor. Kaydığı yerde ağaca dayanan taraftaki camlardan birkaçı kırılıyor ve işçilerden bazıları cam kırıkları nedeniyle hafif, ufak çiziklerle kazayı atlatıyorlar. Ancak orta sıralarda oturan bir işçi, aracın dayandığı çam ağacının sivri ve büyük bir dalı kırılan camdan içeri girerek göğsüne saplanması sonucu ağır yaralanıyor. Biz oraya vardığımızda işçi can çekişiyordu. Ağır yaralı olduğundan ve kan kaybından kaybettik.
Otobüste bulunan işçilerden hepsinin kazayı hafif sıyrıklarla atlatmışken sadece bir işçinin ölümü bana çok ilginç gelmiş ve beni bayağı meraklandırmıştı. Biz bu arada yasal işlemlerin yapılması için savcıyı beklerken ölen işçinin kardeşi de olay yerine gelmişti.
Ölen kişi bizim kaldığımız kasabasındandı ve ben kardeşini az çok tanıyordum. Ağabeyinin öldüğünü öğrenince çok üzüldü ve oracığa yığılıp ağlamaya başladı. Biraz durumu sakinleşince yanına yaklaştım hafiften omzuna dokundum -çok üzgün olduğumu söyledim ve başsağlığı diledim. Zoraki başını kaldırdı ve  ‘sağ ol’ anlamında başını salladı.
Biraz sonra savcı da gelmiş bir saat içinde bütün yasal işlemler tamamlanmış ve cenaze önce morga kaldırılmış ve ertesi gün de öğle namazını müteakip toprağa verilmişti.
O geceden beri ister istemez o kazaya kafayı takmış o kadar kişinin içinde bir tek onun ölümü merakımı çekmişti. Kardeşini birkaç gün sonra görmüştüm ama daha acısı taze olduğu için bir şey sormaya cesaret edememiştim. DEVAMI YARIN