Ünal Bolat

“Bu eli öpülesi anne bu tavrını haktan, adaletten yana kullanmış, rıza-i ilahiye talip olmuştu…”
 
Hatay’ın Narlıca beldesi iş adamlarından Halil Güllü dostum anlatıyor:
-İnşaat malzemeleri ticaretiyle meşgulüm. Uzun süre tahsil edemediğim alacağımı görüşmek ve bir karara bağlamak üzere borçlumun köyüne gitmiştim. 
Borçluyu buldum. Görüşüp konuştuk. Koyunları varmış. Borcuna karşılık koyun vermeyi teklif etti. “Olur” dedim.
Birkaç koyun ayırıp “bunlar, size olan borcumu öder” dedi. Koyunların piyasa değerini bilmiyordum.” Dolayısıyla borçlumun teklif ettiği koyunun miktarına “vicdanın ne diyorsa kabul ediyorum” dedim. ”Benim bir itirazım olmaz.”
Biz bunları konuşurken öteden beri durumu dikkatle izleyen borçlunun annesi “Oğlum şu koyunu da ver Halil Bey’e o verdiğin koyunlar borcumuzu ödemez” dedi.
Borçlu da annesinin sözünü dinledi, gerekeni yaptı.
Oysa benim bir itirazım olmamıştı. Bu eli öpülesi anne bu tavrını haktan, adaletten yana kullanmış, rıza-i ilahiye talip olmuştu… Evladı da annesine kızıp bağırmak vs. yerine hakka razı olmuştu…
Koyunları alıp eve giderken yıllarca unutamayacağım bir insanlık örneğine şahit olmuştum.
Dostum Halil Güllü’den dinlediğim başka bir güzellik…
Mehmet Yüce Bey hayvan tüccarıdır. Köy, kasaba gezer, hayvan alıp satar. Yolu Yayladağ’ın bir köyüne düşer. Karşısına düvesini satmak isteyen bir karı-koca çıkar. Düve Anadolu’da anne adayı olmamış genç ineğe denilmektedir. Düveye istenilen ücret tüccar Mehmet’i şaşırtır. Çünkü düveye piyasa değerinden az istemişlerdir. Belli ki piyasayı bilmiyorlar. Onların bilmeyişlerini menfaatine alet etmez. "Ben bu fiyata alamam” der. Karı koca sükût eder, düşüncelere dalarlar. Mehmet Bey, “Düveniz için istediğiniz para az. Bu düve daha fazla para eder” der. Karı-kocanın istediği paranın daha fazlasını teklif eder. Karı-koca bir hoş olur, çok sevinirler. Dualar ederler. İstenilen parayı pazarlık yaparak aşağı çekmek yerine piyasa fiyatına uygun olarak yukarı çeken tüccar Mehmet darb-ı mesel kalitesinde bir iş yapmıştır. O da nefsinin arzusuna uymamış talip olmuştur rıza-i ilahiye… Gerçek kazanç da bu değil mi?
Bu güzel insanlar Anadolu’da öteden beri hep var idi… Her ne kadar sosyal medyada “insanlık öldü” türü yayınlar olsa da hâlen varlar… Allah sayılarını artırsın…
       Abdullah Aydın/Hatay