Ünal Bolat

 
“Üsteğmenim, tatbikat Uzunköprü’de, Trakya’da… Siz ise İstanbul’a doğru dönmüşsünüz...”
 
 
Bu anlattıklarım rahmetli İbrahim Cevahir Ağabey'in "Tarihe Not Düşüyorum" isimli hatıra kitabındandır. 12 Eylül 1980 ihtilaliyle ilgili bir anekdotudur.
“12 Eylül ihtilali olduğu gece Libya’dan gelmiştim. Havaalanına indim. Ülkede, şimdiki adıyla sıkıyönetim dediğimiz örf-i idare vardı. Gelirken uçakta bir gazete verdiler bana, okudum. “Trakya Uzunköprü’de bir tatbikat var” yazıyordu.
Tatbikat yarın bir gün gerçekleşecekti. Uçak havaalanına geç saatte iniyor. Libya’dan gelen THY uçağı geç saatte inince orda yolculara bir yolcu kâğıdı veriyorlar. Bir de bizi götürecek olan taksiye kâğıt... Böylece taksici bizi sıkıyönetim sebebiyle sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen rahatlıkla evimize kadar getiriyor ve kendisi durağına kadar dönüyordu.
Bu şekilde havaalanında indik, taksiye bindik. İstanbul’a doğru ilerlerken yolda bir askerî birliğe rastladık. Tanklar İstanbul’a doğru yürüyordu… Saat de 02.00 filan... Bir üsteğmen durdurdu bizi. Bekletti biraz. Açtım taksinin camını dedim ki üsteğmene:
-Üsteğmenim, tatbikat Uzunköprü’de, Trakya’da… Siz ise İstanbul’a doğru dönmüşsünüz. Nereye gidiyorsunuz? Ne var?
-Ne bileyim ya, dedikten sonra sordu:
-Sen nereye gidiyorsun?
-Ben evime gidiyorum.
-Sen git evine, dedi.
Jeton düştü bende... “Acaba ihtilal mi vardı?” Geldim eve dönemin Beşiktaş Adalet Partisi İlçe Başkanı Hacı Fehmi Yıldırım’ı aradım. Yıldırım telefona çıktı:
-Yıldırım ya! Böyle böyle bir duruma rastladım. İhtilal mi var yoksa?
-Yok ya ne ihtilali? Onu da nerden çıkardın, dedi.
-Yolda böyle böyle oldu. Sana bir sorayım dedim.
Biliyorum ki, o Süleyman Demirel’e her dakika ulaşabiliyor. Yine biliyorum ki bu görüşmemizi de arayıp Demirel’e sorar. Nitekim tahmin ettiğim gibi olmuş. Hemen aramış gecenin o saatinde Demirel’i. Konuşmuş. Telefonla bana geri döndü:
Demiş ona ki Demirel:
“Sende bir şey var mı?”
“Yok.”
“Yat aşağı uyu!..”
12 Eylül ihtilalinden önce benim Libya’daki şantiyeme, memleketimdeki tanıdık eş dost ahbabın çocukları olan 60-70 genci Libya’ya götürmüştüm. Hepsi tanıdığım insanların çocuklarıydı… O anarşi ve kaos döneminde babaları çocuklarımız kurtulsun diyorlardı. Sağcı da vardı solcu da içlerinde… Hepsi zaman içinde arkadaş oldu. 12 Eylül ihtilali olduğu gün ise bu gençler Türkiye’de olsalardı hapse atılabilirlerdi, olmadıkları için bayram yapmışlardı...
        Emin Ceylan