YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Vehbi Tülek

İnsanı kötü yoldan ilim ve âlimler kurtarır. Rehber olmadan doğru yol bulunamaz. 
 
Muhammed İbnü’l-Yemân hazretleri Hanefî fıkıh âlimidir. Semerkand’da doğdu ve orada ilim tahsil ederek talebe yetiştirdi. 268 (m. 881)’de orada vefat etti. “Kitâbü’l-Envâr” isminde bir fıkıh kitabı yazmıştır. Bu eserinde şöyle buyurmaktadır:
Âlim çok bilen değil, hakkı bâtıldan ayıran din uzmanlarıdır. Bunlar Peygamberlerin vârisleri, vekilleridir. İctihadlarında isabet etmeseler de yine sevap alırlar. Bunlara uyanlar da kurtulur. Dinimiz âlimleri övmektedir. Kur’ân-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Bilmiyorsanız ehl-i zikre [âlimlere] sorun!) [Nahl 43] Demek ki bilmeyen insanlar da var ki, Allahü teâlâ, bilenlere sormamızı emrediyor. (Bu örnekleri ancak âlimler anlar.)
[Ankebut 43] Herkes her örnekten anlamaz. Âlimler, kıymetli insanlar ki, ancak âlimler anlar deniyor. (Gökleri ve yeri yaratması, dil ve renklerinizin farklı olması da Onun [kudretini gösteren] alametlerindendir. Elbette bunda âlimler için ibretler vardır.) [Rum 22] Ancak âlimler ibretle bakıp, yaratılıştaki hikmetleri anlayabilir.
(Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?) [Zümer 9] Şu hâlde bilenler [âlimler] kıymetlidir.
(Allah’tan en çok korkan ancak âlimlerdir.) [Fatır 28] (Allah’tan en çok korkan benim) hadis-i şerifi Allah’tan korkmanın derecesini gösteriyor. (Buhari)
(Kendilerine güven veya korku ile ilgili bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Hâlbuki onu Peygambere ve aralarındaki yetkililere [âlimlere] götürselerdi, onlardan sonuç çıkarmaya gücü yetenler, onu anlarlardı.) [Nisa 83] Âyette geçen ülül-emrin=yetkilinin âlim demek olduğu tefsirlerde yazılı. Peygamber efendimiz de, (Ülül-emr, fıkıh âlimleridir) buyurdu.
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: (Âlimin mürekkebi, şehidin kanı ile tartılır, âlimin mürekkebi, ağır gelir.)
(Âlimler Peygamberlerin vârisidir.)
(Âlimler [hak yolu gösteren] birer rehberdir.)
(Âlimlere uyun! Onlar, dünya ve ahiretin ışıklarıdır.)
(Âlimler olmasaydı, insanlar helak olurdu.)
(Bilmediklerinizi salih âlimlerden sorup öğrenin!)
(Âlim, Allahü teâlânın güvendiği kimsedir.)
(Salih âlim ile nebi arasında bir derece fark vardır. O da nebilik makamıdır.)
İnsanı kötü yoldan ilim ve âlimler kurtarır. Rehber olmadan doğru yol bulunamaz. Büyük bir Peygamber olan Hazret-i Musa, Allahü teâlâ ile konuşmak şerefine kavuştuğu hâlde, Hazret-i Hızır’dan ilim öğrenmeye gelmiştir.