Yetenekli Kalemler

ATASÖZÜ
 
Aç tavuk kendini buğday (arpa) ambarında sanır...
 
 
22 Aralık'ta başlayan taarruz 1 Ocak’ta 10. Kolordu Kumandanı Hafız Hakkı Bey'in “Bitti Paşam; ordumuzun tamamı mahvoldu” itirafıyla, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin Rus işgaliyle sonuçlanacaktır. Düşmanın öldüremediği Mehmetçiği, ihmal ve ihanet öldürecektir. Şehitlerimizin mübarek naaşları altı ay sonra karların erimesiyle ortaya çıkacak fakat ‘’zaten ölmeyecekler miydi?’’  diyerek cepheden firar eden Enver Paşa, onlara bir mezarı bile çok görecektir.
1960 senesinde Sarıkamış’ta askerlik yapan rahmetli babam, Sarıkamış ormanlarının sayısız insan iskeletleriyle dolu olduğunu anlatmıştı. Aynı durum Çanakkale’de de yaşanmış, 1940’larda evini satıp şehitlerimize bir anıt mezar yapan 6. Genelkurmay Başkanımız Nuri Yamut Paşa da, 27 Mayıs ihanetinde işkenceyle şehit edilecektir.
Sarıkamış sonun başlangıcıdır. Bunu fırsat bilen yamyamlar, “fırsat bu fırsat” diyerek leş kargaları gibi Çanakkale’ye üşüşecektir. Churchill:  ‘Türkler en seçkin birliklerini Sarıkamış’ta kaybetti’ diyerek, İngiltere’yi Çanakkale Savaşı’na ikna etmiştir.
Makedonya’da çeteci, Abdülhamid Han’a karşı ihtilalci, Babıali Baskını'nda darbeci; devleti savaşa sokarken, meclisten ve sultandan gizli hareket ederek bu günkü tabirle, 'paralelci' olan Enver Paşa ve avanesini çocuklarımıza ve milletimize doğru olarak anlatmamız lazımdır. Eğer doğru anlatmayıp tarihimizi objektif olarak yazıp gerekli dersleri çıkarmadığımız sürece darbelerin, paralel yönetimlerin ve ihanetlerin sonu asla gelmeyecek, tarih hep tekerrür edecektir.
                 İdris İspiroğlu
 
 
ŞİİR
 
      Enver Ağabeyime
 
Seni, görmeden sevdim ağabey,
Seni fotoğraflarından sevdim.
Ama seni çok içten sevdim ağabey.
 
Sana baktım, gülümsemeni gördüm:
Gülümsemene baktım o sıcaklığı gördüm.
Ama o gülümsemeni hiç unutmadım ağabey,
 
Gözlerine baktım Cenneti gördüm,
Cennete baktım Habibinin,
Nur cemalini gördüm, sevdim.
Mutluluk anlatılmaz yaşanır ağabey.
 
Senin nur yüzüne baktım, hocamı gördüm.
Hocama baktım kitaplarımız ile birlikte
Hidayeti gördüm Enver ağabey.
 
            H. Nefise Yapucu
 
 
 
ESKİMEZ KELİMELER
 
 
GÖRÜMCE: Görümce kelimesi Eski Türkçeden günümüze gelmiş bir kelimedir. Eski Türkçedeki görücü anlamında kullanılan “körimçi” kelimesinden türeyen “körüm” kelimesi yakın zamana kadar görme, bakma anlamına gelmekte idi. Günümüzde “gelin görmeye giden” anlamında kullanılan görümce kelimesi “görüm” kelimesinden türetilmiştir. Bugün görümce sıfatı damadın kız kardeşine verilen unvandır. Dolayısıyla gelin için kocanın kız kardeşi görümcedir. Görümce artık bir akrabalık unvanı olmuştur.
 
ÇIĞIR: Çığır kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde “çığın kar üzerinde açtığı iz, patika” anlamına geldiği gibi “yeni bir biçim, yöntem veya yol” anlamına da gelmektedir.  Çığır, eski Türkçe bir kelimedir ve aslında ilk kullanıldığı anlam “dar ve küçük yol” demektir. Çünkü kar üstünde herhangi bir şekilde açılan yola çığır denilmiştir. Bu kelime bugün dilimizde birinci anlamından çok farklı olarak “yeni yöntem ve yol” anlamında ve deyimlerde kullanılmaktadır. "Çığırından çıkmak" ve "çığır açmak" gibi...