Yetenekli Kalemler

Karbon ayak izinin takibi isimli programın 20 Haziran 2021’de bütün dünyada hayata geçirileceği açıklandı. Ülkemiz açısından bu süre erkendir. Ülkemizin karbon salınımı konusunda AB ülkeleri seviyesine gelene kadar bir süreye ihtiyacı var. Bugünlerde temiz hava, temiz çevre konusunda ahkâm kesen ülkeler kalkınmışlıklarını bir nevi tam yasaklamaya çalıştıkları fosil yakıt enerjileri ile nükleer enerji sayesinde sağlamışlardır.
Bu göz ardı edilmemelidir. Devletimiz bu konuda uyanık davranmış ve 2050 yılına kadar Türkiye’nin karbon salınımını azaltamayacağı yönünde açıklamaları ile yerinde bir hareket sergilemiştir. Zamanlaması da uygun düşmüştür. Konuya ilişkin anlaşmayı da imzalamamıştır. Buna mukabil AB müktesebatı kapsamında bir dayatma ile karşı karşıyayız. İşin özü gelişmekte olan ülkeler tarafından AB üyesi ülkelere ihracat yapılacak ise, yenilebilir enerji kullanılmadığından dolayı, karbon salınımı bedeli olarak söz konusu ülkelerden mal sınıra geldiğinde ücret alınması gündemde şu an. Alınacak ücretlerin fosil yakıt ile enerji üretilmemesi hususunda 3. dünya ülkelerine kredi olarak verilmesi planlanmış. Ancak ülkemizde birçok kesimin ortak sesi kredinin verilmeyeceği yönündedir.
Ülkemiz linyit rezervleri bakımında Avrupa’da 5. sıradadır. Enerji üretiminde ülkemizde bolca bulunan (20 milyar tonluk) yerli kömürümüzü kullanmamız kaçınılmazdır.
Dünya ticaretindeki acımasız rekabeti buradan elde edilecek ucuz ve sağlıklı enerji ile kırabiliriz. Bu çalışmalara ivme kazandırılmalıdır. Kara elmasımız var bizim. Ayrıca ‘tek suçlu fosil yakıtlardır’ algısı doğru değildir. Geçmişteki KYOTO Protokolü’nün de tek taraflı bir senaryo olduğu bütün dünyada anlaşılmıştır.
Sanayileştik diyen ülkeler bu dayatmayı yapmadan önce sanayi devriminden beri dünyada oluşturdukları çevresel tahribatın toplam bedelini ödesinler.
Sonuç olarak mevcut durumda Türkiye’nin “Karbon Ayak İzi” takibi sürecinde bir süre daha yer almaması gerekmektedir. Birçok mecra bu konuda fikir birliğindedir...
    Hüseyin Akarçeşme- (İTO 81. Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi Meclis Üyesi)
 
 
ŞİİR
 
 
 
                  GECE
 
Herkes uyuyorken ben uyanığım,
Uykunun benimle derdi ne bilmem..
Zalim gecelere yakın tanığım,
Gördüğüm dehşeti zihnimden silmem..
 
Karanlığa çıkmış gezgin uğultu,
Çınlıyor her gece kulaklarımda..
Camları kirleten bir siyah tortu,
Geziyor her gece omuzlarımda..
 
Korkunç bir derinlik, gökte ay soluk,
Duvarı yontuyor sinsi gölgeler;
Akıl bu tozlara seçilmiş oluk,
Bitmiyor her gece gidip gelmeler..
 
Bir göz oda gibi dar bu bedenim,
Sancılı ruhumla sığamıyorum..
Ömrümün sultanı, mahkûmu benim,
Ne yapsam gündüze doğamıyorum..
 
       Bir Asr'ın Asa'sı/Ahmet Sinan Arvas
 
 
OSMANLI SULTANLARI
 
FATİH SULTAN MEHMET: Bugün Fatih Sultan Mehmet’in vefat yıl dönümüdür. Fâtih Sultan Mehmed Hân 3 Mayıs 1481’de vefât etmiştir. 1431’de Edirne’de doğan sultan 22 yaşında iken, İstanbul’u alarak, Bizans İmparatorluğu’na son veren çağ açıp çağ kapayan bir sultan idi.
Arnavutluk’u, Bosna-Hersek’i alıp Yunanistan’ın fethini tamamlayıp Balkanları idaresi altında birleştirdikten sonra Trabzon-Rum Pontus Devleti’ne de son vermişti. Sultanlığı süresince 2 İmparatorluk, 4 Krallık, 6 Prenslik ve 5 de Dükalık olmak üzere 17 devlet fethetmişti. Akşemseddin, Hocazade, Molla Gürânî, Molla İlyas, Siraceddin Halebî, Molla Abdülkadir, Hasan Samsunî, Molla Hüsrev gibi büyük âlimlerin derslerinde bulunmuştu. Cenazesi İstanbul’a getirilip 22 Mayıs’ta Fâtih Câmii bahçesindeki kabrine defnedilmiştir. Allah rahmet eylesin.