Yetenekli Kalemler

Herkesin yalnızlıkları vardır. Hatıraları, bir uçtan diğerine uzun bir yol gibi serilen vakitleri.
“Çok yalnızım!”
Bu ifade “filmlerde işlenen klişe söz olarak, acınası bir durum” diye gösterildi…
Yalnızlık…
Aslında bir itilmişlik, ötekileşmiştik dışlanmışlık hâlinden çok, savunulan bir güçlülük hâli olarak düşünüyorum onu.
Bir kendine yetme hâli, bir keşif süreci, bir esrarengiz inisiyatif gerçeği…
Kişinin yeteneklerini ortaya çıkartabilmesi süreci ve düzenlenmesi adına fırsat süreci… Metaforlarınızı istediğiniz gibi yaşayabileceğiniz özgeci bir habitat oluşumu. Giderek bir tercih oluyor hayatlarımızda yalnızlık.
Mordillo'nun adalarından birinde kalmak gibi…
Kaçıştan ziyade bir kendini buluş, bir hoşlanma, yapımı yarım kalan bir binayı alıp istediğiniz tasarımda inşasına devam etmek gibi.
Nietzche, Spinoza'yı okuduğunda çok etkilenmiş.
- Nihayet öğrendim, iki kişilikmiş yalnızlığım, demiş.
Bazen öyle biri çıkar gelir hayatınıza… Yalnızlığınızı bölüşür… Yok yok onu ortadan kaldırmaya çalışmaz, bir kenarına sessizce ilişiverir.
Artık çift kişilik bir yalnızlığınız olmuştur... Olup olacağı en kalabalık hâli de budur ilahî sükûnun…
Sevginin en size ait olanıyla, öfkenin en geçicisi, sevinçlerin en kahkahalısı…
Boyun eğişlerin en onurlusu, absürtlerin, saçmalıkların en mantıklısı, kafiyelerin en uyumsuzu…
Sevginin katıksızı, bağışlamaların en karşılıksızı…
Bir mayıs yağmuru sakinliğinde ıslatırken saçlarınızı,
Usulca bakın yamacınıza,
Kaç kişiliktir yalnızlığınız?
           Hakan Kınay
 
 
ŞİİR
 
 
            Umut yitirmeyenler
 
               -Engellilerimize armağan-
Elleri ve kolları yok, elli üç yaşında.
İşte huzurunuzda, mutlu, aklı başında…
Azim neyi başarır, ispatlamak peşinde.
Tevekkülle Rabb’ine, azimle çalışıyor.
 
''Sevgisiz''e tınmadı, o hep işine baktı.
Arabalar üretti, kör gözlere ışık yaktı.
Ayaklarıyla çivi çaktı ve gönle aktı.
Allah’tan gelenlere, ağyar neden şaşıyor?
 
''Engel, bedende değil!'' derler, ''Beyindedir!''
Beyin, çaresizliğe düşerse tedbir nedir?
Kalp yetişir imdada, kurtuluş ''ümit''tedir!
Eller, kollar olmasa da ayaklar koşuyor!
 
"Umudunu yitirme!", sözünü diyen haklı.
"Kanaat et Rabb’ine! Hedef koy insan aklı!"
"Uyarsan Doğru Yola!", zaten sır burda saklı.
Tevekkülle iş yapan yüce dağlar aşıyor!
 
                                       Rıdvan Üzel
 
 
 
GÜZEL YURDUMUZ
 
PAMUKKALE: Pamukkale, Denizli’nin en çok turist çeken yeridir. Turistik tesisleri mevcuttur. Pamukkale Kaplıcasında “radon gazı” vardır. Bu su insanı dinlendirici özelliğe sâhiptir. Bu suda hem banyo edilebilir hem de içilebilir. 35°C sıcaklıkta ve lezzetlidir. Topraktan fışkıran ve küçük bir göl meydana getiren karbondioksitli ve kireçli sıcak su derin kanallarla ovaya akar ve sonra soğur. Pamukkale, dünyada eşi bulunmayan bir doğa olayıdır. Binlerce seneden beri kireçli sıcak su kaynaktan uzaklaşınca soğuyup katılaşmış ve katlar, basamaklar hâlinde pamuktaşlarını (travertenleri) meydana getirmiştir. Denizli’ye 20 km uzaklıktadır. Az ilerisinde İyonların kaplıca şehri olan “Hierapolis”in harabeleri vardır. Dünyada bir benzeri bulunmayan Pamukkale aynı zamanda şifalı bir kaplıcadır. Damar, kalp, romatizma ve sinir hastalığına iyi gelir.