Yücel Koç

2011 seçimleri öncesiydi…
Merhum Behiç Kılıç’ı, canlı yayına çağırmıştık.
Sonra masaya buyur edip, kahvesini söyledim.
Stüdyoda diyemediklerini, sohbetimizde anlattı.
Dedi ki;
“Ben Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmem. Asla oy da vermedim, vermem.
Fakat, şu Fetullahçıları milletvekili listesinden ayıkladı ya, helal olsun!
Bunu yapabilecek başka bir lider tanımıyorum…
Bu adamın kimseye eyvallahı yok.
Çünkü kimseye borcu yok.
Eski liderlerin hepsi birbirinin açığını bilirdi.
O yüzden perde önünde kavga etseler de, arkada açıklarını kapatırlardı.
Ama bu Tayyip Erdoğan öyle değil.
Fetullahçıları yüzde 60 temizlemişse minnetsiz olmasından.”
Yıl kaç?
2011…
12 Haziran’da seçim oldu, AK Parti yüzde 50 oy aldı.
Behiç Kılıç bir hafta sonra, 21 Haziran’da vefat etti.
Ondan bana kalan, bu anlattıkları oldu.
             ***
Hatırlamakta yarar var;
Şubat ayında Erdoğan’ın eski danışmanlarından Abdülkadir Özkan’ın kitabı çıktı.
Kitapta, 2007’deki Dolmabahçe Zirvesi’ni anlattı.
Hani, Erdoğan’ın da, Büyükanıt’ın da “Bizimle mezara gidecek” dediği görüşme…
Özkan, o görüşmede FETÖ’nün masaya yatırıldığını,
Büyükanıt’ın, belgeleriyle Erdoğan’ı ikna ettiğini yazdı.
Bu bilgiyi, bu kardeşiniz öngörü olarak 2014’te bir makalesinde yazmıştı.
Dahasını söyleyeyim mi?
Ameliyatta öldürmeye kalksalar da, sonrasında Erdoğan adım adım gereğini yaptı, asker de bir daha Erdoğan’ın yoluna çıkmadı.
Tâ ki hainler 15 Temmuz’da sokağa çıkana dek…
 
 
 
 
AK Parti’ye 2019 rehberi
  • Daraltılmış bölge sistemine geçilmeli. Milletvekilleri halkın gönlündeki kişiler olmalı.
  • Ekonomik canlanma zaten hedefte. Tabana yayılması önemli. Esnaf rahatlamalı.
  • AK Parti’nin en çok tepki aldığı alan, belediyeler ve buradaki rant kokusu. Varsa gereği yapılmalı, yoksa vatandaş ikna edilmeli.
  • Sırf Erdoğan için oy veren insanların iyi niyetini, ‘Bize vermeye mecbursunuz’ kafasıyla istismar edenler ayıklanmalı.
  • Her seçim öncesi vatandaşa kasıtlı eziyet eden devlet içindeki kripto FETÖ’cülerin önü alınmalı.
  • Devlet, artık hiçbir camia, vakıf, dernek, grup, her ne ise bir tek kesime kapıları sınırsız açmamalı. Sadece vatanseverlik ve liyakat aranmalı.
  • Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki duruşu vatandaş için çok değerli. Davada birlik asla bozulmamalı.
 
AK Partiliye 2019 rehberi
  • AK Parti’yi babanızın malı, devleti babanızdan miras kalmış şirket gibi görmeyi bırakın.
  • Hem davadan, dava adamlığından bahsedip, hem de ihale, iş bitirme peşinde koşmayın.
  • ‘AK Parti ülke için lazım’ deyip, sonra oğlunu işe almadı diye atıp tutmayın.
  • Oğlunuz, kızınız, damadınız FETÖ’cü ise kurtarmaya-aklamaya çalışmayın.
  • Reis sadece sizin lideriniz değil, dünyadaki mağdurların umudu. Dünyalık için ona vereceğiniz her zararın vebalini düşünün.
  • Erdoğan’ın, “Yaşadığımız sıkıntıların sebebi İslamiyet’e uymamaktan” sözünün ne anlama geldiğini iyi anlayın.
  • Kadınlarınızın kılık kıyafetine dikkat edin.
  • Zenginseniz, bunu kimsenin gözüne gözüne sokmayın. Hele ki bu dönem zengin olduysanız hiç ortalıkta görünmeyin.
 
 
 
Katar Emiri'nin Filistin resti…
 
Notu Suriye Türkmenleri liderlerinden Samir Hafiz gönderdi.
Diyor ki; Katar Emiri, Trump’ın da katıldığı İslam Konferansı’na giderken, aracına Filistin bayrağı asmıştı.
Toplantıda ağır sözler sarf edildi.
Bilindiği gibi, Trump oradaki konuşmasında Hamas’ı terörist örgüt ilan etmişti.
Ancak Katar, ‘Şayet ABD elçiliği Kudüs’e taşınırsa dünya savaşını başlatırsınız’ deyip deklarasyonu imzalamadan toplantıdan ayrıldı.
Doha’ya dönünce, Suudi Kral ültimatomunu iletti.
Katar’ın cevabı, ‘Bizi haritadan sileceğinizi bilsek bile dinimizi satmayız’ oldu….
 
 
 
İlla “FETÖ’cüler yaptı” mı diyelim?
 
Bu başlığı sırf dikkat çeksin diye attım.
Konumuzla hiç alakası yok aslında…
Anlatacağım mevzu, sağlığımızla ilgili…
             ***
Ben bir troid hastalıkları farkındalık gönüllüsüyüm…
Kimse görev vermedi.
Başıma gelince kendi kendime edindim.
Gel gör ki, şu devlete bir türlü sesimi duyuramadım.
Televizyonlarda programlar mı yaptırmadım,
Gazetelerde çarşaf çarşaf yazılar mı yazdırmadım.
Ne yaptıysam, tıssss….
Ne Sağlık Bakanlığı’nın ilgisini çekebildim,
Ne de biri “Gel arkadaş derdin ne” diye sordu.
             ***
Dahası konuyu doğrudan bakanlarımıza da anlattım.
Sayın Mehmet Müezzinoğlu Sağlık Bakanı’ydı.
Önce O’nun kafasını ütüledim.
“Sayın Bakanım Türkiye’nin yüzde 30’undan fazlası iyot eksikliğine bağlı troid hastalıkları yaşıyor” dedim.
  • “Olur mu canım öyle şey? En fazla diyabet, o da yüzde 18” dedi.
Danışmanı 15 gün araştırıp döndü, yüzde 47.4 rakamını verdi!
Yani, neredeyse toplumun yarısı…
Verdi de, neye yaradı derseniz orası tartışılır.
Sadece bize haber çıktı,
Ne devlet, ne de toplum yine ‘farkında’ olmadı.
Düşünsenize…
Böyle vahim bir oran yazdık, kimsenin kılı kıpırdamadı…
Çabamızın farkına varanlar sadece “Dünyada böyle çözümler var” diye ürün gönderen birkaç kişi oldu.
Bir önceki bakanımız döneminde aldığım rakamları şimdiki Bakanımız Recep Akdağ’a da anlattım.
Hatta, çözüm olacaksa araştırın kullanın diye bana gönderilen ne varsa teslim ettim.
Sağ olsun dikkatle dinlediler, sonra muhtemelen bir bürokratı aradılar ve iyotlu tuzla problemin eskiye göre çok minimize olduğunu söylediler.
Ben ikna olmadım tabii...
Çünkü ilk defa karşılaştığım bir cevap değildi.
Yüzde 30’ların 2007’de Sağlık Bakanlığı tarafından MEB okullarına dağıtılan kitapçıkta yer aldığını,
Yüzde 47.4 oranının ise bir yıl kadar önce yine bakanlığımız tarafından verildiğini aktardım.
Hatta Ankara Üniversitesi’nin 2014’te hamileler üzerinde yaptığı araştırmada tehlikenin boyutunu yüzde 90’ın üzerinde tespit ettiğini söyledim ki, bakan daha fazla şaşırdı.
“Araştırıp, dönelim” dedi.
1-7 Haziran Türkiye’de "İyot Eksikliği Farkındalık Haftası"ydı malum.
Bakanlığımızı sıkıştırdım, geçen hafta ellerindeki verileri aldım.
Sonuç;
“2007 sonuçlarına göre, Türkiye’nin 27,8’inde ciddi derecede iyot eksikliği devam etmektedir.
Gebe kadınlar için verilerimiz yetersizdir. Bu alanda ulusal çalışmalar gereklidir.”
Dikkatinizi çekerim, 2017 değil, 2007…
Niye?
Çünkü yeni çalışma yok.
Etrafınıza sorun, troid problemin var mı diye?
Ne kadar fazla olduğunu bu kadarla bile göreceksiniz.
Ama bunca büyük probleme, bunca üniversiteye ve imkâna rağmen, ortada araştırma yok.
Yapmanız için illa “FETÖ’cüler Engelliyor” mu dememiz lazım?