Yücel Koç

Ne güzel bir gün…
İçimizi ferahlatan, huzur veren…
Şükürler olsun.
Rabbimiz bize merhamet etti,
Bir Ramazan-ı Şerif daha kolaylıkla geçti.
***
Bir de hüzünlerimiz var…
Artık elini öpemediğimiz büyüklerimiz…
Küçükken sevgisini, bayram harçlığını daha fazla bekleyip de…
Büyüyünce bayramdan bayrama telefonla hatırını sorduğumuz dedelerimiz-ninelerimiz…
Bak, şimdi yoklar!..
***
Onlara gidebildiğimiz tek yer; kabristanlar…
İstesen de öpemezsin,
İstesen de sarılamazsın,
İstesen de dertleşemezsin artık.
Bu dünyayı bize bıraktılar…
Onlardan ne aldıysan,
Hayattayken ne yaptıysan,
Hepsi o kadar…
***
Bayramlarda sıla-i rahimi severim.
Hem sevinir, hem hüzünlenirim.
Hayat koşturmacasında fark etmediklerimi gösterir,
Eksik yaptıklarımı tamamlama fırsatı verir bana…
Etrafımın giderek nasıl hızla boşaldığını gösterir mesela…
Şundan daha birkaç yıl öncesine kadar her bayram ellerini öptüğüm anneannem, babaannem, dedelerim…
Şimdi hiçbiri yok hayatta.
Birer birer gittiler…
Veda bile edemeden.
Bir de her bayram sohbetine koştuğumuz büyüklerimiz vardı ki, onların acısı hepsinden başka…
Velhasıl…
Koca dünya bize kaldı…
Derdi, tasasıyla…
Bir de hüzün ve sevinci bir arada yoğuran bayramlar…
Hem ibadet, hem hatıra nisabına…
İşte Müslüman olmanın güzelliği…
Tabii hazır olana…
Üstadın dediği gibi;
 
Ölüm ölene bayram,
Bayrama sevinmek var.
Oh ne güzel!
Bayramda tahta ata binmek var…
 
*****
 
Madem Kılıçdaroğlu adalet istiyor…
 
Yargımız gerçek anlamda adil davransın…
Kimseye;
Yok bilmem nerenin lideriymiş,
Arkasında şunlar varmış, bunlar varmış demesin.
Biz buna bir şey yaparsak, onlar da şunları yaparlar diye hassasiyet gözetmesin
Adil olsun, eşit davransın…
***
Kimse koltuktan aldığı güçle, teröre destek veremesin mesela…
Madem, her ülkenin, vatandaşına, askerine-polisine silah doğrultanı gerekirse yaşatmama,
Onlara arka çıkanlara da gereğini yapma hakkı var kanunlarda…
Bizde de eksiksiz uygulansın.
***
Kim ki bu ülkenin apaçık düşmanı PKK’ya, FETÖ’ye, DEAŞ’a, DHKP-C’ye destek oluyor,
Propagandalarını yapıyor,
Sokak hareketlerine, her türlü eylemine arka çıkıyor,
Onlardan herhangi biriyle mitingler,
Bir tekine destek ziyaretleri yapıyor,
Birinin bile ülke düşmanlığına alet oluyorsa…
Gereği yapılsın.
***
Eskiler; ‘kendini koruyamayan tekkeyi yel alsın’ derdi.
Devlet niye var, çözsün…
Ben varım…
Sen de var mısın Sayın Kemal Kılıçdaroğlu…
 
*****
 
İngiltere yangınında kim, ne gördü?
 
Londra’da 24 katlı bir gökdelen yandı değil mi?
Çok büyük faciaydı…
İki hafta geçti üstünden,
İngiliz yetkililer âdeta dilini yuttu.
Önce 3-5 ölü ile başladılar…
Görüntüyü izleyen kimse inanmadı elbet…
Biraz daha artırdılar.
Yüzlerce kişi ölmüş olabilir dendi,
Yetkililer en son 79’da bıraktı.
Hâlen de net olarak kaç kişinin öldüğü belli değil.
Peki, televizyon kanallarına, diğer medya organlarına dikkat ettiniz mi?
Ne bir yanmış ceset, ne binanın içinden görüntü, ne bir yaralı röportajı…
Bu denli büyük bir faciada, resmî açıklamalar dışında neredeyse hiçbir şey yok.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü orada devlet, medyayı, hatta yaralıları ablukaya alıp, çıtlarını çıkarttırmayabiliyor.
Medya da devletinin, ülkesinin itibarını düşünüyor.
Bir sabotaj veya terör olayında yapanların ekmeğine yağ sürmüyor.
Onların devşirmeleri de bizde her şeyi mubah görüyor.
 
*****
 
SMS denen bela…
 
Bir zamanlar o kadar konuştuk, yazdık, çizdik…
Ama şu SMS belasından bir türlü kurtulamadık.
Numarayı eline geçiren yağdırıyor yine…
Sözüm ona sonunda bir numara var;
İstemiyorsan mesaja cevap ver, göndermeyelim, diye.
Hak getire…
Üç defa mesaj attığım GSM operatöründen bile mesaj gelmeye devam ediyor.
Var gerisini sen hesap eyle…
Yetkililerimiz bizi duyuyorsa şuna bir daha el atsalar keşke…
 
*****
 
SÖZ
Niye bilmiyorum ama, son zamanlarda dilime dolanan beyt;
 
Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hükmüne ram ol;
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol…