Yücel Koç

Meral Akşener parti kurdu ya…
İyi de oldu…
Dipte ne varsa suyun üstüne çıkmaya başladı.
***
Mesela; partinin Kocaeli İl Başkanı Haluk Ulusoy dün istifa etti.
Zaten sadece bir hafta görev yapabildi.
Sağlığını bahane etti.
Oysa sebebi MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye attığı, “Allah bir an önce helvanı yemeyi nasip etsin” şeklindeki çirkin tweetiydi.
Akşener’in partisi, bu istifayla yırtmaya çalıştı.
Ama skandal, bu kadarla sınırlı değildi.
***
Akşener’in doğup büyüdüğü şehirdeki il başkanı Haluk Ulusoy, aynı zamanda Rotary Federasyon Başkanı’ydı.
Eski bir röportajında, gururla şöyle diyordu;
“Uluslararası 2420 bölge diye bilinen, bir ucu Edirne’de, diğer ucu Körfez bölgesinden Yalova’ya kadar uzanan İstanbul’un dâhil olduğu bölge sınırlarındaki 73 Rotary kulübünün bulunduğu federasyon başkanıyım.”
Oturup size Rotary’nin ne olduğunu anlatmama gerek yok sanırım.
 
***
Akşener’in partisinde iki skandal isim daha ortaya çıktı.
- Biri, FETÖ’nün şehit ettiği merhum Muhsin Yazıcıoğlu suikastında, arama çalışmalarını engellediği bilinen dönemin bölge komutanı Ali Lapanta
Bu isim, partinin Kurucular Kurulu’nda yer aldı.
- Diğeri; turuncu devrimlerin finansörü National Endowment for Democracy’nin (NED) desteklediği Denge Denetleme Ağı’nın önde gelen ismi Selda Tandoğan Demirel.
Meral Akşener’e başdanışman olan Demirel, 2014 yılında Türkiye’yi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’la görüşen ‘seçkin’ler arasındaydı.
***
NED’e gelince…
Eski CIA ajanlarının çalıştığı, özellikle Orta Doğu’da faaliyet gösteren, Türkiye ve benzeri ülkelerdeki STK’lara finans desteği sağlayan bir kuruluş…
Desteklediği yayınlar arasında kapatılan Taraf gazetesi de vardı.
Bugün kazandığımız tecrübe ışığında, ötesini demeye gerek var mı?
***
Bakalım kalburun altından daha kimler çıkacak…
Meral Akşener “Türkiye’de okuyup, sonra ABD’de, Fransa’da, İngiltere’de çok önemli görevler üstlenmiş arkadaşlarımızı Türkiye’ye getirdim.
75 bin dolar (290 bin TL) maaşları bırakarak geldiler” demişti.
Güya çocuklarını Türkiye’de yetiştirmek istedikleri için dönmüşler…
Sanki Akşener parti kurmasa dönmelerine mâni varmış gibi…
Peki bu kişiler kimlerdir ve işleri nedir?
Akşener’in sözleri bir itiraftır ve bunun altından mutlaka önemli isimler, kurumlar çıkacaktır.
***
Hoş, ötesine gitmeye lüzum yok…
15 Temmuz öncesi FETÖ kanallarına çıkıp örgüte açık destek veren,
Her konuşmasında, darbe gecesi anlayabildiğimiz ‘Yurtta sulh’ vurgusu yapan,
“15 Temmuz’dan sonra Başbakan olacağım” diyen Meral Akşener’den ne bekliyorduk ki…
Süslü laflarla, aforizmalarla, ‘iyi’ sıfatını iğdiş eden göz boyamalarla bir yere kadar…
MHP’yi ele geçirmek için kimlerle iş birliği yaptıkları zaten her şeyi gösteriyordu ama, anlayana…
Benim anlayamadığım, “AKŞENER’İ FETÖ DESTEKLİYOR” diyen Koray Aydın gibi isimleri o çatı altında hâlâ neyin tuttuğu…
Az daha sabredelim…
2019’da iyi bir helva yiyeceğiz sanki...
 
 
********
 
Ilımlı İslam ve Suudi Arabistan
 
Birinci Dünya Savaşı’nda İslam coğrafyasını parçalayan küresel güç, bir asır sonra ikinci hamleyi başlattı.
Projenin iki ayağı var;
Devletleri daha küçük parçalara bölmek ve İslamiyet’in içini boşaltmak.
***
Bu amaçlarına ulaşmak için koçbaşı olarak önce El-Kaide ve DEAŞ gibi örgütleri kullandılar.
Şimdi sıra İran ve Suudi Arabistan üzerinden kurgulanan ikinci hamleye geldi.
Unutmamamız gereken iki önemli husus var;
Şia’yı kuran Yahudi Abdullah İbni Sebe,
Vehhabiliği kuran ise İngiliz casusu Mehmed bin Abdülvehhab’dır.
***
Küresel sistem, planını tıkır tıkır işletiyor.
Ehl-i sünnetin, yani Sünniliğin kalesi Türkiye ise dışarıda bölgemizde oynanan kanlı oyunlarla,
İçeride FETÖ’nün, Şia'nın ve Selefi akımın İslamiyetin içini boşaltma planları ile mücadele veriyor.
Tehlike o denli büyük ki, eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış bakın ne diyor;
“Bir din 1440 yaşına gelince reforma ihtiyacı var.
İslamiyet şimdi 1443 yaşında.
Çağdaşlaşması lazım.”
***
“Suudi Arabistan, ılımlı İslam’la ne demek istiyor?” sorusuna cevap arıyorsanız, tam da bu kafa işte…
Önce mezheplere dil uzatarak âlimlere düşmanlığı yaydılar,
Peşine (Haşa sanki bu din kendilerine gelmiş gibi) “Ben sadece Kur’ân-ı kerime bakarım” diyerek sünnete karşı çıktılar,
Şimdi sıra Kur’ân-ı kerim için “Tarihseldir, 100-150 sene için geldi… İndiği bölge için geldi” gibi laflar etmeye başladılar.
Bu kafa bitmedikçe, Türkiye’de FETÖ ya da üst akıl bitmiş olur mu?
Bunlarla mücadele edecek bir ‘millî aklımız’ var mı?