Yücel Koç

AK Parti ve MHP’nin, İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi için yaptığı en önemli itiraz, sandık başlarına kanuna aykırı olarak atanan 19 bin 538 kişi.
Organize oy hırsızlığının nasıl yapıldığı, burası aydınlatılırsa ortaya çıkacak.
Zira kaymakamlıklar, seçimde görevlendirilebilecek resmî kamu görevlilerinin listesini ilçe seçim kurullarına gönderdiği hâlde, nasıl olduysa 20 bine yakın görevli ‘dışarıdan’ atanmış.
YSK şimdi bunun sebebini araştırıyor.
39 ilçeden 37’sine ilişkin raporlar Yüksek Seçim Kuruluna ulaşmış.
Hafta sonuna kadar hepsi tamamlanıp, muhtemelen pazartesi günü YSK kararını açıklayabilirmiş.
***
Mevzunun iyi anlaşılması için tekrarında yarar var.
298 sayılı kanunun 22 ve 23. maddesi diyor ki;
- İlçe seçim kurulu başkanı, listedeki kamu görevlileri arasından ihtiyaç duyulan sandık kurulu başkanı sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu kişiler arasından mâni hâli bulunmayanları sandık kurulu başkanı olarak belirler. (Madde 22)
- İlçe seçim kurulu başkanı, sandık kurulunun kalan bir asıl ve bir yedek üyesini belirlemek için önce, 22. madde uyarınca bildirilen listeden sandık kurulu başkanı olarak belirlenmeyenler arasından, ihtiyaç duyulan sandık kurulu üye sayısının iki katı kamu görevlisini ad çekme suretiyle tespit eder ve bu kişilerden mâni hâli bulunmayanları sandık kurulu asıl ve yedek üyesi olarak belirler. (Madde 23)
- Belirlenen sandık kurulu asıl üyelerinden göreve gelmeyenin yerine, öncelikle, gelmeyen üyenin yedeği alınır. Sandık kurulu başkan ve üyelikleri için ad çekme işlemleri, ilçe seçim kurulu huzurunda, bu kurulun başkanı tarafından yapılır. Üyeliklerin bu şekilde doldurulması mümkün olmazsa, eksikler, ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o çevrede bulunan ve sandık kurulunda görev verilmesinde sakınca olmayan kimselerden doldurulur. (Madde 23)
***
Bakınız, görevlendirmeler niye iki katı yapılıyor?
Mazereti, engeli olanlar varsa yedeği belli olsun.
Eğer bütün seçeneklere rağmen ihtiyaç karşılanamaz ise ilçeye kayıtlı, kamu kurumları dışından ‘şartlara haiz’ görevli atanabiliyor.
Yani yokluk durumunda…
O da şartlara uygunsa…
Yani, 31 Mart’ta şahit olduğumuz üzere, kamudan ihraç edilenler, görevden uzaklaştırılanlar, emekliler, belediye işçileri, hademe, aşçı, bahçıvan gibi kişilerle değil...
***
Peki, kanunun bu kadar açık maddesine rağmen, bu nasıl oldu?
Ankara’daki arkadaşlarımızdan edindiğim bilgiye göre, ilçe seçim kurullarının YSK’ya gönderdiği raporlarda hepsinin ortak savunması şu olmuş: “Listedeki görevlilerin mazereti vardı, 23. maddeye istinaden liste dışı görevlendirme yaptık.”
Duy da inanma!..
100 değil, 500 değil, 2-3 bin değil, tam 19 bin 538 kişi…
İyi de kardeşim, listedeki bütün isimlere resmî görevlendirme yazısı gönderdin mi?
Bendeki bilgi o ki, birçok memurun böyle bir görevlendirmeden haberi bile yok.
Yani ellerine hiçbir yazı ulaşmamış.
Peki, mazeretli olduğunu iddia ederek yerine dışarıdan görevlendirme yaptığın kamu görevlilerinin resmî mazeret yazısı var mı elinde?
YSK’nın alacağı kararda, bunun cevabını göreceğiz.
***
AK Parti, organize hırsızlığı paçasından yakalamış görünüyor, nitekim ellerinde somut deliller var.
Bu sandık kurulları incelendikçe, yenileri de ortaya çıkabilir.
Fakat, bugüne kadar ortaya çıkan tablo bile seçimi iptal etmeye yeter de artar.
YSK ne yapacak, haftaya göreceğiz bakalım.