Yücel Koç

Cumhur İttifakı’nın işi 31 Mart’a göre hem daha kolay, hem daha zor…
31 Mart’ta oyları çalınmasa az farkla da olsa kazanıyordu oysa…
Anketlere bakılırsa, şimdi aynı şekilde rakibi önde…
***
AK Parti ve MHP için 23 Haziran daha riskli, çünkü karşı ittifak İstanbul’u, hatta Türkiye’yi alabilme umudunu gördü.
Organize oy çalma belgeleri, FETÖ ve PKK’nın açık desteği, Yunan’ın ‘İstanbul’u kazandık’ sevinci falan… Hiçbiri umurlarında değil…
Tek istedikleri, İstanbul’u CHP’nin kazanması.
Her ne pahasına olursa olsun hem de…
Bunun için ateist CHP İl Başkanı iftarda dua da eder, dindar geçinen Saadetçiler ile hemhal de olur, Kandil’in videolu mesajlarla destek verdiği adayın arkasında sözde Türk milliyetçileri sipere de durur...
Olur da olur…
Burasını anladık, artık yadırgamıyoruz.
PKK’ya terörist dememek için kırk takla atan CHP Genel Başkanı, şehit cenazesinde dayak yedi diye şehit yakınlarına ve köylülere ‘terörist’ dedi, ötesi var mı?
Sonra da gitti, HDP’lilerin geçmiş olsun ziyaretini kabul edip, tastamam mesajını verdi.
Daha ne olsun bu ülkede !...
***
Hülasa, CHP ve müttefikleri tarafında zihinler net ve kapılar kilitli…
Hırsızlığı umursamadıklarından adaylarını mağdur görüyorlar, 23 Haziran’a daha da bilenmiş durumdalar.
31 Mart’ta “Boşuna sandığa gitmeyeyim. Nasılsa kazanamayacağız” kafasındaki CHP’liler de bu defa sandığa koşacak.
O yüzden, burayı yıpratma çabası boşuna…
Beş yıldır ilçe yöneten ve hiç böyle bir muamele görmeyen adamı neredeyse kutsallaştırdılar, “Tanrı’nın lütfu” diyorlar daaa, anlasanıza…
Olmaz da, çıkıp “24 Haziran’da FETÖ’ye, PKK’ya kapıları sonuna kadar açacağım” dese ne fayda...
***
AK Parti için tek iyi olan şu ki; kızgın, küskün seçmeni olan biteni dikkatle izliyor.
Sandığa gitmediğinde ne olduğunu partisine gösterdi ama, en çok kimleri sevindirdiğini, ülkenin neyle karşılaştığını da gördü.
PKK ve FETÖ el ovuşturuyor, farkında…
Fakat, yine de AK Parti’ye içi tam doğrulmuş değil.
Çünkü attığı tokadın sonucunu görmedi partide…
Haklı mı?
Bence de…
***
Cumhur İttifakı özellikle bayram sonrası hemşehri ziyaretleriyle bu kesimin gönlünü kazanmaya çalışacak.
Doğrusu da bu…
1,7 milyon sandığa gitmeyen var, -ki bunun çok büyük kısmı AK Partili.
Gezi’de Erdoğan’ı karşılamak için değil sadece havaalanı, çevre yolları bile tıklım tıklım dolduran, 15 Temmuz sonrası sadece Yenikapı’yı değil, o alana giden bütün yolları tıkayan milyonlar ne oldu da bu kadar kırıldı ve incindi?
Bunca tehdidi gördüğü halde AK Parti seçmeni sandığa gitmekte neden isteksiz, bu çözülecek...
Ne yapacaklarını göreceğiz bakalım…
 
*****************
 
Okuyucu tepkisi
 
Geçenlerde bir okuyucum mail atmış.
İsmi Mehmet Taha Eren…
AK Parti’yi yeterince eleştirmediğimiz için kızmış.
(Sabah akşam AK Parti’ye her türlü yalanı ve iftirayı atan, Cumhur ittifakı’nı dağıtmak için elinden geleni yapan, bilumum karanlık örgütlerin propaganda aparatına dönüşen Sözcü’sü, Cumhuriyet’i CHP’yi eleştiriyormuş gibi, nedense herkes bizden de AK Parti’yi tenkit etmemizi istiyor. Bu tuhaf değil mi?)
 
Şöyle diyor mektubun bir bölümünde;
“2002 yılından bugüne kadar oy kullandığım her seçimde AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı’mıza oy verdim. Memnun olduğumda da, olmadığımda da…
Fakat memnun olmadığım zamanlarda içimden şöyle geçmedi desem yalan olur; Bir miktar oy kaybetseler de veya kısmen seçimi kaybetseler de bir silkinseler.
Genele şamil olsa gerek ki ne zaman böyle hissetsem o seçimde AK Parti sıkıntı yaşadı ve ben de içimden dedim ki, aha işte şimdi özüne dönecek, nerede hata yaptığını sorgulayacak ve o 2002 ruhuna dönecek falan filan. Sonuç? Hep hüsran oldu. Milletin kanını emen şakşakçı yalaka taife hiçbir zaman eksilmedi, bilakis kalabalıklaştı (Kusura bakmayın ama, buna medya mensuplarından da dâhil edilebilecek bir hayli insan sayabilirim).
İşte AK Parti kendi hataları ile birlikte medyanın bu içler acısı hâli sebebi ile o bahsettiğim yüzde 50 seçmenin gözünden düştü düşecek.
Ayrıca, babalarımız ve dedelerimiz için hazırlanmış sloganlarla seçim propagandası yapılmaması gerektiğini AK Parti’ye anlatamadık. Belki siz anlatırsınız. 
 
Selametle kalın.