Yücel Koç

Sene 2009.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı teknolojisi ile üretilen ‘konserve kutusu’ namı ile ünlü Rus yapımı zırhlı personel taşıyıcı BTR’lerden kurtulmak istemektedir.
Hatırlarsınız; bu araçlar, terör örgütünün her bombalı saldırısında kâğıt gibi parçalanmakta ve çok sayıda şehit vermemize sebep olmaktadır.
Oysa gelişmiş ülkeler, 1960’lardan bu yana MRAP denilen (Mine Resistent Ambush Protect/Mayına Dayanıklı Pusudan Koruyucu Araç) teknolojisi kullanıyordur ki, Türkiye bu araçlardan edinmek için geç bile kalmıştır.
“İthal mi edelim, yerlisini mi üretelim?” tartışmalarının nihayetinde, ihale Türk firması BMC’de kalır.
İzmir’de kurulu fabrikanın o dönemki sahibi ise Mehmet Emin Karamehmet’tir.
BMC, NATO standartlarında ‘yürüyen kale’ olarak nitelenen KİRPİ’lerden ilk etapta 468 adet üretmek için imza atar.
2011’e kadar taahhüt ettiği araçlardan 278’ini zar-zor teslim eder, 190’ı kalır.
Süre 2012 Mayıs’ına kadar uzatılır, sonuç değişmez.
Çünkü fabrika, ekonomik gerekçelerle kapanmıştır.
TMSF, devlete de ciddi borcu bulunan BMC’ye el koyar.
            ***
Fabrika tekrar faaliyete geçirilmeye çalışılır ancak, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet’in acil ihtiyacı bulunan Kirpi üretimin hızlanması için özel sektörün el atması elzemdir.
2014’de özelleştirmeye çıkılır.
BMC’nin 1 milyar lirayı bulan borçları vardır.
Üstüne de işçilerin yıllardır biriken alacakları.
İhalede tek teklif Ethem Sancak’tan gelir.
Türkiye’nin en büyük ilaç dağıtım şirketi de dâhil olmak üzere, elindeki bütün şirketleri satıp, buradan temin ettiği parayla bu ihaleye giren Sancak, 725 milyon liralık teklif rakamını, TMSF yetkililerinin ricasıyla 751 milyona çıkarır.
Lakin bu yükü tek başına kaldıramayıp, bir süre sonra yanına Katarlı ve Türk ortaklar alacaktır.
            ***
Lafı uzatmayayım; bu ihale neticesinde ‘battı’ denilen ve kimsenin teklif bile vermediği BMC yeniden üretime geçmiş, teslim edilen Kirpi’lerle binlerce asker ve polisimizin hayatı kurtarılmıştır.
Kirpi’ye ayrıca küçük kardeş ‘Vuran’ da katılmış, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da ciddi ihracat rakamlarına ulaşılmıştır.
Bugün Suriye’nin içlerinde, terörün yuvalarına kadar askerlerimiz güvenle devriye yapıp sağ salim geri dönebiliyorsa işte bu araçlar sayesindedir.
TSK ve Emniyet’in elindeki Kirpi ve Vuran sayısı ise 2500’ün üzerindedir.
Sadece bunlar mı?
Zırhlı üretim kervanına birçok şirket daha katılır.
Mesela Koç Grubu’nun sahibi olduğu Otokar.
Geçenlerde tesadüfen karşıma çıktı.
ARMA ismini verdikleri bir zırhlı personel taşıyıcı yapmışlar ki, Kirpi’nin de çok üzerinde.
Üstelik amfibi bir araç…
Yani hem karada gidiyor, hem denizde.
Merak edip sordum, TSK’ya 350’den fazla ARMA teslim etmişler.
            ***
Bunları neden anlattım?
Savunma sanayiimiz bugünlerde FETÖ ve CHP’nin hedefinde.
Kaçak FETÖ’cüler videolar yayınlayıp, “Savunma sanayiinde yerlilik oranı yüzde 85’e ulaştı. Kendi ailelerini zengin ediyorlar” propagandası yapıyor.
Şu tesadüfe bakın ki, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da aynı günlerde grup konuşmasında benzer yalanları dillendiriyor.
‘Savunma sanayiini akrabalara teslim ettiler’ kara propagandası ile terör örgütünün canına okuyan Bayraktar’ı kastediyor olsalar gerek ki, ailenin üyesi Selçuk Bayraktar, İnsansız Hava Aracı üretimine başladıktan çok sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a damat oldu.
Nitekim o bile Erdoğan’ın desteğine rağmen ne engellerle karşılaştığını anlatmıştı biliyorsunuz.
            ***
Peki ya savunmayı güçlendiren onlarca firma!..
ASELSAN, TÜBİTAK, TAI gibi kamu kurumlarının desteği!..
Kimsenin talip olmadığı BMC’yi alıp on binlerce askerimizin hayatını kurtaran Sancak da aileden değil oysa.
ARMA gibi KOÇ Grubu’nun ürettiği savunma araçlarını da alıyor TSK -ki bizzat şahidim.
Hangi CHP’li yerli ve millî savunmaya destek sağlayacak bir şey üretmiş de, geri çevrilmiş!..
            ***
Geçmişte Nuri Demirağ’ların, Vecihi Hürkuş’ların yolunu kesip, Türkiye’yi dışa bağımlılığa mahkûm edenler, bugün de aynı gayret içinde.
Maşası oldukları Batı’nın, PKK/YPG terör örgütüne verdiğimiz zarardan dolayı rahatsızlıklarını anlıyoruz.
CHP’nin, FETÖ ile açık açık ağız birliği yaparak bunları dillendirmesi nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Fakat, bilmeleri lazım ki bunlar nafile çabalar…
Her türlü silah, araç, yazılım, uçak, helikopter, bunlar için gerekli motor ve ekipmanı yüzde yüz yerli yapana kadar durmak yok.
Boşuna çırpınıyorsunuz.
Türkiye millî imkânlarını güçlendirerek bunları yapacak ki, sizler tükenesiniz.