Yücel Koç

‘Yalnızlığımı biliyorum’ diyen Cumhurbaşkanı, can düşmanı örgütlere ve efendilerine karşı yıllardır zorlu bir mücadele yürütüyor.
Elbette tek başına değil ama, devlet kadrosunda, partide gerçek manada kaç kişi yanında?
***
Bir taraftan muhalefetten aldıkları destek, öte taraftan devletin içinde dönen dolaplardan devşirdikleri güç terör örgütlerinin besin kaynağı.
Hatta belki AK Parti içindeki kaypaklardan ve kriptolardan…
“Belki bir gün geri dönerler” korkusuyla mücadeleden geri duran bürokratlar, yargı mensupları yok mudur hâlâ?
Açıkçası iyimser değilim, hatta ciddi endişelerim var.
Peş peşe serbest kalanlar, tutuklamadan yırtanlar falan…
Neler oluyor?
***
Dün bir şey daha oldu.
FETÖ’nün Rus Büyükelçi suikastına ilişkin Ankara’da yürütülen dava kapsamında Bursa’dan bir şahit dinlenmiş.
Mevzuyu ‘mezhepçi’ yayınlarıyla milliyetçi muhafazakârları hedef alan internet sitesinden öğrendik.
Eski Türkiye artıklarının bu network’üne şaşırmıyoruz artık.
Fakat asıl mevzumuz bu değil, tanık diye dinlenen kişinin şahsiyeti.
***
Uludağ’da eskiden kaşeli muhabir olarak (haber başına para alan) İHA adına da çalışan kişi, boşandığı eşini 2014’te bıçaklamış.
Karısını kalbinden, akciğerinden ve kolundan yaralayan şahıs yakalanmış, hakkında ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan dava açılmış.
Fakat eşi şikâyetinden vazgeçince önce beş yıl, sonra ‘iyi hâl’ indirimiyle 1 yıl 5 ay ceza alıp, yırtmış.
Bu hadiseden iki yıl sonra bu defa ‘tehdit’ suçundan cezaevine girmiş.
Cezaevinde belli ki FETÖ bu kişiye el atmış, Balyoz ve Ergenekon’da kullandığı meczuplara dönüştürmüş.
Bolca Risale-i Nur okuyup cozutmuş. “Ben Mehdi’yim” demeye başlamış.
Hapisten çıktıktan sonra hem bu yönde pek çok paylaşım yapmış, hem de uyuşturucu müptelası olmuş.
Ama bu sırada bir şey daha yapmış…
Kullanışlı aparat, bütün FETÖ’cüler gibi azılı İhlas düşmanı olup, “Karlov suikastının yapılacağını, hapisteyken okuduğum Fuat Uğur’un yazılarından anlamıştım” diye savcılığa ihbarda bulunmuş.
İş bu kadarla kalsa iyi…
Adamın kirli geçmişine, yaptığı uçuk paylaşımlara aldırmadan mahkeme bunu ciddiye almış, tanık olarak dinlemeye karar vermiş.
Bursa’da alınan ilk ifadesinde, İhlas’a kin kusan, kumpas kokan cümleler kurmuş…
Bunu da birileri, bahsettiğim ‘mezhepçi’ siteye servis etmiş.
Onlar da İhlas düşmanlığında FETÖ ile ortak oldukları için almış üzerinde tepinmiş.
Sonunu da “İşte böyle vukuatlı kişiler tanık yapılıyor. Savcı ve mahkemeler kimlere itibar ediyor” diyerek, başka dava ve tanıklara gönderme yaparak bağlamışlar.
Bu kapanışa iyi niyetle bakabilirsiniz ama, değil.
***
FETÖ’nün ne kadar planlı, sinsi bir örgüt olduğunun ve hâlen faaliyette bulunduğunun son örneğidir bu.
Bir taşla üç kuş…
FETÖ’nün can düşmanı, herkesin okuduğu bir gazete ve yazarını sanki içinde gizli şifreler varmış gibi FETÖ adına hedef al…
Karısını bıçaklamak ve tehdit suçlarından cezaevinde yatmış, Mehdilik iddiasında bulunan bir meczubu tanık yaparak davaya ve yargıya güveni azalt…
Bu skandalı örnek gösterip, gerçek tanıklara, büyük davalara gölge düşür.
Allah bu memleketin yardımcısı olsun.