Yücel Koç

 
Haziran, son dönem Türkiye için kader seçimlerinin yapıldığı önemli bir ay.
İstanbul, CHP yönetimine geçeli 23 Haziran’da tam bir yıl oldu.
24 Haziran 2018’de yapılan seçimlerde ise Başkanlık sistemi fiilen yürürlüğe girmişti.
Geçen sene “Bir an önce mazbatamı verin, çok işimiz var” diyen İBB başkanının ne yapıp ne yapmadığını bir kenara koyup, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, başkanlık sisteminde son bir yılda Türkiye için neler yaptığına bakalım.
  • 12 Temmuz’da S-400’ler Türkiye’ye getirilmeye başlandı.
  • 24 Temmuz’da ABD’de kumpasla tutuklanan Hakan Atilla serbest bırakılıp, Türkiye’ye döndükten sonra Borsa İstanbul’un başkanlığına getirildi. (Diyeceksiniz ki, bunun Erdoğan’la alakası ne? Devlet aklı iyi çalışmasa ABD’den zor alırdık Atilla’yı…)
  • 20 Ağustos’ta terör destekçisi HDP’li Diyarbakır, Van, Mardin belediye başkanları görevden alındı, yerlerine kayyum atandı. (Diyeceksiniz ki, bunun Erdoğan’la alakası ne? Devlet gücü olmasa, Cumhur İttifakı sağlam durmasa HDP’li başkanları kim alabilirdi görevden?)
  • 22 Ağustos’ta Diyarbakırlı Hacire Ana evladını terör örgütünden kurtarmak için HDP il binası önünde oturma eylemi başlattı. Dirayeti sayesinde çocuğuna kavuşan Hacire Ana, o gün bugündür HDP önünde oturma eylemi başlatan ailelere ilham oldu. (Diyeceksiniz ki, bunun Erdoğan’la alakası ne? Devlet arkalarında kapı gibi olmasa, bu anaları kim kurtarabilirdi terör örgütünün elinden?)
  • 9 Ekim’de Türk Silahlı Kuvvetleri, ABD ve Rusya’ya rağmen, Fırat’ın doğusunda sınırımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturmak için Barış Pınarı Harekâtı başlattı. Terör örgütü bir haftada darmadağın oldu, bizimle çatışmaya girebileceği tehditleri savurulan ABD ve Rusya Türkiye ile mutabakat imzaladı. Fırat’ın batısına yapılan Fırat Kalkanı ve Zeytindalı harekâtları sonrası, bölgede kurulmak istenen ve ileride Büyük İsrail projesinin ayağını oluşturacağı öngörülen terör devleti hayalleri suya gömüldü.
  • 27 Kasım’da Türkiye ile Libya arasında Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat imzalandı. Başını Yunanistan, İsrail, Mısır, BAE, Suudi Arabistan, İtalya ve Fransa’nın çektiği, Rusya ve ABD’nin de destek verdiği çetenin ‘Türkiye’yi Akdeniz’de kıyılarına hapsetme ve Doğu Akdeniz’de sondaj yapmasını engelleme’ projesi çöktü.
  • 22 Aralık’ta Türkiye’nin ilk millî denizaltısı Piri Reis suya indirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022 itibarıyla her yıl bir millî denizaltının suya indirileceğini müjdeledi.
  • 25 Aralık’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan Tunus’a gitti ve Libya’nın askerî destek davetine “Elbette icabet edeceğiz” cevabını verdi.
  • 27 Aralık’ta Türkiye’nin ilk yerli otomobili tanıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük beğeni toplayan elektrikli otonom araçla test sürüşü yaptı.
            ***
Hükûmetin, geçen seneki İstanbul seçimlerinden sonra ilk altı aya sığan önemli icraat başlıkları bunlardı.
Felaketler yılı olarak nitelendirilen 2020’deki altı ayda neler oldu?
  • 2 Ocak’ta Libya’ya asker gönderme tezkeresi AK Parti ve MHP’nin oylarıyla kabul edildi. CHP, İyi Parti ve Saadet ret oyu verdi.
  • 3 Ocak’ta ABD, İran’ın önemli komutanlarından Kasım Süleymani’yi öldürdü. Türkiye, İran’dan gelen baskılara rağmen krizi soğukkanlılıkla yönetti.
  • 4 Ocak’ta Rus ve Esad uçaklarının ağır bombardımanı altındaki İdlib’den Türkiye sınırına göç akını başladı. Türkiye muhataplarını uyardı.
  • Aynı gün, 2019’da savunmada yerlilik raporu açıklandı. Envantere giren çok sayıda yerli araç ve mühimmat arasında 56 Atak helikopteri, 120 İHA, T-70 helikopteri, ilk deniz füzemiz Atmaca ve ÇAFRAD radarı da vardı. 2020 için 46 projenin daha teslimatı müjdelendi. Bunların havada Akıncı TİHA, ATAK FAZ-2 helikopteri, kamikaze mini İHA Kargu-2, İHA Alpagu; denizde TCG Anadolu; karada VURAN, Kirpi-2, kriminal inceleme aracı Kıraç, gizli zırhlı küçük otobüs Gizko ve çeşitli piyade tüfekleri olacağı açıklandı. Aynı günlerde Türkiye’nin ilk havadan havaya füzelerinden Gökdoğan’ın testi başarıyla geçtiği duyuruldu.
  •  6 Ocak’ta MİT, Yenimahalle’den ‘kale’ olarak nitelenen yeni binasına taşındı.
  • 8 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile konuğu Rus lider Putin, Bulgaristan ve Sırbistan liderleri ile birlikte enerjide dengeleri değiştirecek TürkAkım’ın vanasını açtı.
  • 14 Ocak’ta bir Yunan gazetesi, “Boğaziçi satranç tahtasında Türk hamlesi” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazıda, Kanalİstanbul projesinin Türkiye’ye Montrö’den bağımsız hareket etme imkânı vereceği, deniz taşımacılığının yanı sıra Akdeniz’deki askerî güç dengesini de değiştirecek bir jeopolitik hamle olduğu yorumu yapıldı.
  • 18 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Projesi’nin ilk kaynak törenine katıldı. 37,5 kilometrelik hattın, Türkiye’nin en hızlı metrosu olacağı açıklandı.
  • 20 Ocak’ta Türkiye, Libya’daki çatışmalar ve İdlib’deki sivil katliamları için ilgili ülkeleri uyardı. Ancak dışarıdan güdümlü Hafter ve Esad saldırıları sürdürdü.
  • 25 Ocak’ta Elâzığ ve Malatya 6,8’lik depremle büyük yıkım yaşadı. Devlet, bütün imkânlarıyla ilk saatten itibaren, hatta merkezî noktalarda 15 dakika sonra enkazların başındaydı. Hızlı müdahale, 38 vatandaşımızın hayatını kaybettiği depremde can kaybının artmasını önledi.
  • 28 Ocak’ta yeni koronavirüsle ilgili henüz Türkiye’de korkulacak bir durumun olmadığı, sürecin dikkatle takip edildiği açıklandı.
  • 31 Ocak’ta Vuhan’da mahsur kalan 34 Türk, 5 Azerbaycan vatandaşı, 7 Gürcü ve bir Arnavutluk vatandaşını getirmek için Koca Yusuf isimli askerî kargo uçağı Çin’e gönderildi.
  • 2 Şubat’ta ilk millî uçak gemimiz TCG Anadolu denize açıldı.
  • 3 Şubat’ta Rus şımarığı Esad’ın, İdlib’deki gözlem noktalarımıza yönelik saldırısında 8 askerimiz şehit oldu. Türkiye 54 Esad hedefini yerle bir etti, 76 rejim askerini etkisiz hâle getirdi.
  • 8 Şubat’ta İdlib’e komandolar sevk edildi, Esad rejimi ikinci kez saldırıp 5 askerimizi şehit etti. Bedeli yine ağır ödetildi, bölgeye sevkiyat artırıldı.
  • 27 Şubat’ta 34 askerimizin şehit edildiği saldırı sonrası neler olduğunu zaten biliyorsunuz. Rejimin ve Moskova’nın güvendiği hava savunma sistemleri ile birlikte havadaki uçakları ve bölgedeki bütün rejim hedefleri 24 saat içinde imha edildi.
            ***
Daha yazacak çok şey var ama yerimiz sınırlı.
Rusya ve İran’ın desteğine rağmen İdlib’de Türkiye’nin istediği noktaya gelindi.
Libya’da gelinen aşama malumunuz.
Bunlar olurken, Türkiye bir taraftan Doğu Akdeniz’de arama çalışmalarını devam ettirdi, öbür taraftan sınırlarımıza ulaşan koronavirüs salgını ile başarılı bir mücadele verdi.
Devasa hastaneleri birer birer hizmete soktu, ilaç, aşı çalışmalarına hız verdi.
Kısa zamanda üretilen yerli solunum cihazımız, dünyadan yağan siparişlere yetişmeye çalışıyor.
Yatırımlar tam gaz devam ederken, Akıncı TİHA gibi yerli savunma sanayiinde büyük hamleler gün sayıyor.
Bunca bela içerisinde Türk ekonomisinin çökmesini bekleyenler ise yaşadıkları hayal kırıklığı ile çıldırıyor.
Batı’daki süper güçler birer birer çökedursun, Türkiye 2023 hedeflerini tutturmaya yönelik inancını pekiştiriyor.
“Neye güvenerek?” diye soracak olursanız, CHP’nin Libya meselesinde neden rahatsız olduğuna dikkatli bakmanızı öneririm.
Son günlerde sokakları karıştırmaya yönelik çabalar da aynı hasımlığın ürünü.
Unutmayın ki, Gezi olayları da ekonomimizin tavan yaptığı bir dönemde başlamıştı.
            ***
Yukarıda saydığımız bunca mücadele ile eş zamanlı olarak PKK terör örgütüne; yurt içinde ve dışında aralıksız sürdürülen nokta operasyonlarla ağır kayıplar verdiriyoruz.
TSK, şimdi de Irak'ta sınır ötesi operasyonla terör yuvalarını darmadağın ediyor.
Hükûmet, bunca belayı üstümüze salanlara karşı belki Ayasofya'yı da ibadete açarak, 'bağımsızlığımızı ilan' yolunda önemli bir adım daha atacak.
Şimdi herkes bu adım için Danıştay’ın 2 Temmuz’da vereceği kararı bekliyor.
            ***
Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.
Erdoğan idaresindeki Başkanlık sisteminin, CHP ve ortaklarının bütün engelleme çabalarına rağmen, Türkiye için bir yılda neler yaptığını yazdım.
CHP idaresindeki İBB’nin, bu bir yıl içerisinde İstanbul için neler yaptığını bilen varsa yazsın bir zahmet.