Yücel Koç

Dört ay kadar önceydi.
Diyarbakır’daydık.
Kalabalık da bir heyettik.
Hazır oradayken, Diyarbakır analarını ziyaret etmek istedik.
Talebimizi bildirdik…
“Hay hay!” dediler, herkese duyurdular.
Ama sadece üç kişi gittik.
Star’dan değerli ağabeyim Nuh Albayrak, Independent Türkçe muhabiri Lale Elmacıoğlu ve ben.
Neden mi?
Şunu biliyordum ki heyette başka vatansever, milliyetperver insanlar vardı.
Ama onlar tepki almaktan çekiniyorlardı.
Kimden mi?
Tabii ki, oy verdikleri yahut yakın durdukları partinin siyasi ittifak oluşturduğu kitleden!
Diyeceksiniz ki “Bunlar siyasetçi miydi?”
Hayır.
Hiçbirisi hem de…
Peki ‘Diyarbakır anaları’nın siyasetle bir ilgisi var mıydı?
O da yok…
Ayrıca, siyasi yanı olsa bile, insanlık bu anaların yanında durmayı gerektirmez miydi?
Zihin sağlığı yerinde, vicdanlı her birey için elbette öyle…
Fakat bizdeki acı tablo böyle.
           ***
Ne hâldeyiz, görüyor musunuz?
40 yıldır kadın-çocuk demeden milletimize kan kusturan vahşi katillerin elinden evlatlarını kurtarmaya çabalayan ailelere destek vermekten…
Terör örgütünün kalesi olarak gördüğü bir şehirde, hem de siyasi bürosunun önünde “Başlarım sizin davanıza” diyebilen yürekli anaların, ülkemize gerçek manada barış ve huzur gelmesi için yürüttükleri mücadelede yanlarında olmaktan söz ediyoruz.
Bu kahraman anaların gösterdiği yürekliliğe karşı olmak ya da onların yanında durmaktan çekinmek neyle izah edilebilir, söyler misiniz?
           ***
FETÖ ile mücadelede durum farklı mı sanki?
Çok değil yahu, daha dört yıl önce kendi uçaklarımız düşman adına tepemizden bomba yağdırdı, kendi tanklarımız hainlerin elinde üzerimizden geçti.
İstanbul’un sadece Anadolu’dan Avrupa’ya geçişi kapatılarak, amaçlanan şeyin olduğu da gösterilmişti.
Avrupa yakası belli ki Türkiye’den koparılacak, Vatikan gibi ayrı bir devlet hâline getirilecekti.
Sınırlarımızda PKK ve DEAŞ hazırlık yapmış, FETÖ’cü hainler sınırdan askerlerimizi geri çekmiş, bazı ülkelerin gemileri açık denizde konuşlanmış, fiilî olarak ülkemizi bölmek için sadece darbenin neticesi beklenmekteydi.
Nitekim, hain darbecilerin bir kısmı bizim helikopterimizle Yunanistan’a kaçtı.
Helikopteri aldık, o hainleri alabildik mi?
           ***
251 şehit verdiğimiz o korkunç gece yukarıda bahsettiğimiz kesim, maalesef FETÖ darbesine destek peşindeydi.
İzmir’de sala okuyan müezzinleri tartaklayan, İstanbul’da tankları alkışlayan bunlar değil miydi?
Şimdi FETÖ katillerini masumlaştırmaya, mağdur göstermeye, ‘tiyatro’ diyerek FETÖ’yü aklamaya gayret edenler yine bunlar üstelik.
Sorsan hepsi lafta Atatürkçü, sözde milliyetçi!
PKK’ya ve FETÖ’ye arka çıkarak nasıl vatansever olunabiliyorsa!...
           ***
Bu kafası karışıklara şunu söylemek isterim;
15 Temmuz’da FETÖ ihaneti başarılı olsaydı bugün Türkiye’nin düşeceği durum sizi memnun mu edecekti?
Türkiye’ye Humeyni gibi dönüş için hilafetin sembolü Yavuz Sultan Selim Han’ın kaftanını bile hazırlatan şarlatanın idaresi altında bulunmak nasıl bir demokrasi ve özgürlük sunacaktı sizlere?
İstanbul’da, Ankara’da gördük; FETÖ-PKK ve onların ipini elinde tutanların ağzıyla ‘diktatör’ dediğiniz Erdoğan sandıkta kaybedince kenara çekiliyor.
Ya destek verdiğiniz FETÖ elebaşı devletin başına çöreklenseydi o zaman ne yapacaktınız?
Üniversiteye, askerî ve polis okullarına giriş sınavlarında bile soruları çalan, kendilerine biat etmeyeni gerekirse imha eden, amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah sayan zihniyet, idareyi tam olarak ele geçirse size nasıl bir hayat yaşatacaktı, söyler misiniz?
           ***
Siz ‘muhaliflik’ adı altında ülkenize ihanet etmeye devam edin!..
Ama unutmayın ki, eğer bugün PKK ve FETÖ’ye arka çıkma şımarıklığını gösterebiliyorsanız, bunu bile o gece canını ortaya koyan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a, 251 şehidimize ve kahraman milletimize borçlusunuz...
Demokrasi bu sayede işliyor çünkü.
Hazır yeri gelmişken, bizim mahalleye de iki çift lafımız olsun.
Savaşta kazandığımızı ‘sandık oyunlarında’ kaybetmekten ne zaman vazgeçeceğiz?
15 Temmuz gibi bir dehşeti daha yeni yaşamışken, kukla ve kuklacıların hileleriyle domates, patates fiyatları biraz arttığında “Bana ne FETÖ’den?” dedirten aklın kurnazlığını sana nasıl göstereceğiz?
PKK gibi bir gerçek tehdit ortada dururken, HDP ile ittifak yapmayı normal gören aklı nereye koyacağız?
Ortada FETÖ ve PKK gibi can düşmanlarımız dururken, onların cephe kazanmasından gocunmayanlara biz daha neyi, nasıl izah edeceğiz?
           ***
Hülasa…
İrade göstermek lafla olmuyor.
Bugün ufak bedelleri ödemeyenler düşmana fırsat verir ise yarın çok daha büyük bedeller öderiz.
Bunu da böyle bilesiniz…