21.04.2019 02:26
Topkapı Sarayı’nda yangın çıksaydı!

Paris’teki Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangın dikkatleri Türkiye’deki tarihî yapılara çevirdi. Uzmanlar, ülkemizde muhtemel bir yangına müdahale için tarihî binaların yanında yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğinin altını çiziyor ve bakanlıkları uyarıyor.

Fransa’da tarihî Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangın 8 buçuk saatte söndürüldü. Bu sürenin makul olduğunu söyleyen uzmanlar Türkiye’de benzer durumun yaşanması hâlinde bu vaktin oldukça uzayacağı görüşünde... Ülkemizde tarihî yapıların olası yangınlara karşı yeteri kadar korunmadığını ifade eden yetkililer bakanlıklardan ortak çalışma istiyor.
Türkiye’de tarihî eser olarak kabul edilen yapılarda müdahaleye izin yok. Bu sebeple de yapılarda herhangi bir güncelleme yapılamıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü Öğr. Gör. Ulaş Çınar benzer soruna dikkat çekiyor. Çınar şunları söylüyor: Yangının sadece tarihî bir binada çıkacağını düşünemeyiz, yan binalardan da buraya sirayet edebilir. Bu yüzden mümkün olduğunca tarihî binaların ve eserlerin yanında yapılaşmanın olmaması, aralarında bir boş alan bırakılması gerekir. Çünkü yangın sirayet ettiğinde müdahale çok daha zorlaşıyor ve yeni nesil söndürme unsurlarını tarihî binalara uygulamak çok zor hâle geliyor. Tarihî eserlere özel bir koruma tedbiri yok. Bir tarihî eser varsa, onu normal bir binaymış gibi dâhil ediyoruz. Binaların içerisine tesisat kurmaya da müsaade edilemediği için, tarihî binaların söndürülmesi diğer binalardan çok daha zor.

SARAYLARA TEDBİR ALINMALI
‘Ülkemizde en büyük eksiklik sadece söndürmenin olmasıdır’ diyen Türkiye Yangından Korunma Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç şöyle konuştu: Yangını söndürmek için alevin altından müdahale edilmelidir. Alevin üzerine müdahale ederek yangını söndüremezsiniz. Böyle yerlere havadan müdahale edilmez. Bu tarz bir olay olduğunda Türkiye’de ne olacağına dair bir şey söylemek çok da doğru değil. Her binaya göre bu farklılık gösterir. Bazı binalarda yangın çıkacağında ne yapılacağı bellidir. En önemlisi saraylarda ve tarihî binalarda alınacak tedbirlerdir. Tedbirlerin oradaki binaların özelliklerine göre olması gerekir. Her tarafa gazlı söndürme sistemi yaparak yangının çıkmayacağı zannediliyor. Bizim ülkemizde itfaiye denildiği zaman akla ilk gelen söndürmedir. Ve en büyük eksiklik sadece söndürmenin olmasıdır. Kurtarma ve yangını daha olmadan önce önleyecek tedbirlerin alınması görevinde oldukça zayıf olduğumuzu söyleyebilirim.

YÖNETMELİK YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Tarihî eserlerin korunmasıyla ilgili yönetmelikte geçen bir madde olmadığını belirten İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği bölümü Öğr. Gör. Tolga Barışık “Sultanahmet Camii ve Ayasofya gibi yerlerin etrafında birçok iş yeri ve konut var. Ayasofya’da çıkan bir yangın sadece orasıyla sınırlı kalmayabilir. Bizim yangın çıktığında değil, yangın çıkmadan tedbir almamız gerekiyor. Tarihî eserlerde genel olarak yangın tertibatları olmuyor ama var ise, periyodik olarak kontrol edilmeli. Acil durum ve yangın yönetmeliklerinde tarihî eserlerin korunmasıyla ilgili bazı önemli maddelerin konulması lazım. Burada tarihî eserlerin türleri de önemli” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

 

YORUMLAR