Anlat Derdini Feridun Ağabeye

Anlat Derdini Feridun Ağabey'e

Yaşımız 71... İhtiyarlara olan sevgi ve ilgi bizi evlere hapsetti. Sabredip dayanıyoruz. Bizi düşünenlerden Allah razı olsun. Ancak 70 yaşında olup da topluma yararlı olmaya çalışanla, evinden dışarı çıkamayacak elden ayaktan düşmüş 80’lik 90’lık ihtiyar, bir tutulmamalı. Biz ihtiyarız lakin eşimle beraber kimseye yük olmadan çarşı pazar vesair ihtiyaçlarımızı temin edip evde de ikimiz hayatımızı devam ettiriyoruz elhamdülillah. Sağ olsunlar, evde kalma döneminde hem çocuklarımız hem bakkal market çalışanları taleplerimizi karşıladı... Ancak bakkal, satılmayan seçilerek sona kalmış ürünlerini, kafam kadar büyük içi geçmiş turpları, market içi beyaz domatesleri, yumurtacı GDO’lu bayat yumurtaları getirdi çoğunlukla... Çocuklarımızın aldığı bazı ürünleri de üzülmesin diye onlara söylemedik, hatta ziyan olmasın diye yedik. Bazı ihtiyaçlarımızın yokluğuna sabrettik. Bizim alışveriş yaptığımız yerler belli. Aldığımız ürünler belli. Korona yasağı bugün yarın biter diye hep sabrettik. Fakat arada bir, pazar günü her yerin kapalı olduğu bir günde çıkmamıza izin veriliyor. Yahu benim dışarı çıkmamın da bir sebebi olmalı. Ben başkalarına aldıramadığım bana özel ihtiyaçlarımı alamadıktan sonra ne yapayım sokağa çıkma iznini? Pazar günü değil, hafta içi verin ki eksikliklerimizi tamamlayalım. Sokakta hiçbir tedbire uymadan gezenlere rağmen bizler, onlardan daha temkinli olabilecekken bize yasak getirilmesi arada bir de her yerin kapalı olduğu pazar günü izin verilmesi nedir? Sanki bizimle alay ediliyor...
Eşim bu yaşına rağmen evde ağır işçi gibi yemek, temizlik ve diğer hizmetleri yapıyor. Ben de, bir işim var korona sebebiyle evde çalışıyorum. Ama haftada bir gün olsun özel ihtiyaçlarımın temini için hafta arası dışarı çıkamıyorum. Biz ölümden korktuğumuz için değil, emekli bir devlet memuru olarak, devlet otoritesini yıpratan kişiler olmamak için dışarı çıkmıyoruz. Ama yeter! Bu durum ağırımıza gidiyor. Eşim yasak dinlemeyen kimseleri dışarıda gördükçe evde sinir krizleri geçiriyor. Hiç yoktan hastalık sahibi olacak. Bugüne kadar bizi düşünerek, evlerde koruma altına alan, başta Reisimiz olmak üzere bütün yetkililerimize teşekkür eder, bu arzumuzu da yetkililere arz ederiz...
       Mustafa Beşdere
 
 
Bir ortaokul öğrencimizin açık dilekçesi
 
“Liseye Geçiş Sınavında her öğrenci kendi okulunda 20 Haziran tarihinde sınava girecek. Ve öğrencilerin, sosyal mesafe korunmadığı takdirde maske ile sınava girip, sınavı maske ile geçireceği planlanıyor. Lâkin virüsü kapmış olan insanların, hava yolu ile de koronavirüs bulaştırma ihtimâlinin olduğu konuşuluyor. Bu ya öğrenci ya da gözetmen öğretmen, fark etmiyor. Virüsü bulaştırma ihtimâli var. Her ne olursa olsun, hayatımızda birçok şey duraksadı, aksadı ve iptal edildi. Fakat sınavlar elbette devam edecek.
Ama mutlaka biz insanların sağlığını etkileyebilecek ve insan vücuduna hasar bırakabilecek bir hastalık. Bu durumdan ötürü, LGS sınavının tarihi tekrardan göz önünde bulundurularak, biraz daha ileri tarihe alınmasını isterim. Bazı öğrenciler ve büyükler buna ben de dâhil olmak üzere, bu virüsten dolayı psikolojik rahatsızlıklar geçirdi.
İsteklerimin, en detaylı şekilde incelenmesini ve gereğinin yapılmasını arz ederim.
         Elif Şahin-Ortaokul öğrencisi/İstanbul
 
 
 
Fedakârlık yapacaksak milletçe yapmak gerekmez mi?
 
“Feridun Bey merhaba, ben 68 yaşındayım. Normal zamanda nakliye işi yapan yani çalışan biriydim. 28 Mayıs 2020 tarihi itibarı ile 71 gündür evdeyim. Daha da evde kalmaya devam ediyorum. Sokaklara bakıyorum maalesef bazı insanlar fütursuzca maskesiz sosyal mesafesiz, vb. dolaşıyorlar. Kurallara uymadan gezmeye şehrin merkezî yerlerinde yasak getirildi ama diğer taraflar ne olacak? Biz 65 yaş üstü kişilere geçen haftaya kadar cuma namazına gitmemize dahi izin verilmedi. Demek istediğim şudur ki, sadece bizler mi bedel ödeyeceğiz? Fedakârlık yapacaksak milletçe hepimiz yapmalı değil miyiz? Bu süreçte 65 yaş üstü kişiler büyük fedakârlık gösteriyoruz, ancak nereye kadar devam edecek? Ayrıca çalışamadığım için maddi manevi sıkıntı yaşıyorum. Durumum ve bizim gibi olan kişilerin durumunu ilgililere iletirseniz memnun olurum. Saygılarımla” diyen Cevdet Oktay isimli değerli okuyucumuz, devletin ve Sağlık Bakanlığının aldığı isabetli kararlar ve her ne kadar istisnalar olsa da sizin gibi kurallara uyup yetkililere yardımcı olan sağduyulu insanlarımız sayesinde bu sıkıntılı günler inşallah geride kalmaya başlamıştır. Artık müminler camilerine kavuşmuş, yeni normal denilen hayata geçiş başlamıştır. Siz değerli yaşlılarımızın çocuklarımızın sağlığı açısından fazla uzun sürmeyecek bir şekilde biraz daha kısıtlama yapılmaktadır. Bu arada çalışmadığınız için sıkıntı yaşadığınızı belirtmişsiniz. Bu konuda “önemli telefon numaraları listesinde bulunan 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi144 Sosyal Yardım170 İşsizlik Maaşı Müracaatı, hatlarından durumunuza göre olanı arayıp yetkililere ulaşabilirsiniz. (F.A.)