Öcal Uluç

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan “ilk olimpiyat olan” Londra’da “12 madalya almışız;     6 altın, 4 gümüş, 2 bronz!..”

Elbette, “bazı sporcularımız, bazı branşlarda, “o branşlar” için, “kendileri” için ‘tarih yazdılar” bizler de gururla, sevinçle, heyecan ve coşku ile alkışladık, gözlerimiz nemlendi… Amma…
“Sporumuz için” bunca yılın “spor yazan” ve “sporun içinde olan” bir gazeteci olarak “Sporumuz tarih yazmadı, yazamadı” diyerek, bundan sonra okuyacağınız satırları yazarken, “haklı olduğuma” inanıyorum…
“Madalya rekoru kırdık” diye övüneceğimize, bir bakalım “olimpiyatlardaki” madalya sıralamasına…
ABD’nin, Çin’in önünde 39 altın, 41 gümüş, 33 bronz ve toplan 113 madalya ile birinci sırada olduğu sıralamada, yerimiz “2 altın, 2 gümüş ve 9 bronz ve toplam 13 madalya ile” 35’incilik…
Bizim üstümüzde, İsviçreleri, İsveçleri, Belçikaları saymıyorum, Hırvatistan var, Güney Kore var, İran var, Bulgaristan var, Özbekistan var, Gürcistan var, Tayvan var; var da var…
Biz “tarih yazdık” ise, “onlar” ne yazdı, acaba?..
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan “ilk olimpiyat olan” Londra’da “12 madalya almışız; 6 altın, 4 gümüş, 2 bronz!..”
Altın ve gümüşleri tamamı güreşçilerimizindi, bir bronz da… Bronzlardan ötekisi atletizm 3 adım atlamada Ruhi Sarıalp’indi!..
Ama “bronzlar, ‘gerçek’ 3’üncülüktendi!..” Bugün olduğu gibi “bazıları 3-4’üncülükten karışık” değildi!..
“Ata sporumuz” dediğimiz güreşteki hazin tablo ortada… “Dünya / Avrupa şampiyonluklarına abone olan, hatta biri de olimpiyat şampiyonu olmuş” güreşçilerimiz ne yaptılar?..
“Kendilerini eleyen güreşçiler finale çıktıkları için” minder dışı kalmayarak “bronza uzananlar” dâhil, Rıza Kayaalp ve Taha Akgül gibi “altın beklediklerimiz” dâhil…
İnsaf, “puanda gerideler, müsabaka gidiyor, hâlâ ‘itiş kakış’ ve de bir tane oyun yok”; ne yapar bizim güreş hocalarımız?..
“Bir oyun” olmaz mı, “puan almak için” bir çaba olmaz mı?...
“Güce dayanan” branşlar “birkaç sporcumuz ve müsabakaları hariç” aynı görüntülerle devam etti ve bitti; karate, judo, tekvando… vs… vs…
108 sporcu ile gittik, en kalabalık kafilelerden biriydik; yukarıdaki satırlarım, elbette üzücü… Ama “kadın sporcularımızı bu satırların haricinde” tutuyorum; onlar” gerçekten tarih yazdılar!..”
Madalya alanının da, almayanında alınların öpüyorum!..
Sonuna kadar mücadele ettiler ve “gelecek için” 2024 olimpiyatları için, büyük ümitler verdiler!..
“Sadece” onların, üç yıl sonra olimpiyatlarda “alacakları madalya sayısı çift haneli rakam olursa” hiç şaşırmam…
Yeter ki, “onları oralara taşıyacak” hocaları olsun!..İnanıyorum ki, “Busenazlar’ın başarılarını TV’lerde seyreden” binlerce genç kızımız, kadınımız, “Neden biz de başarmayalım” diyerek sahalara, salonlara, ringlere koşacaklardır; yolları açık olsun!..