Uluç Market

Öcal Uluç

Sanver’in “üslup bakımından ‘taş değil’ pamuk attığı” konuşmasını üst üste iki defa dinledim; bayıldım!..
 
-------
 
Önceki gün, bir adam dinledim 19 dakikalık bir videoda… Hemen söyleyeyim; “Adam gibi konuşan” bir adam!..
Keşke sadece Galatasaray’da değil, her kulübümüzde “böyle” bir sözcü olsa…
İnanın, sporumuzda “Federasyonların zirvesine kadar ulaşan kulüpler arası ‘menfaat’ çatışmalarının” çoğu olmaz, olanlar da “kırgınlıklar, kan davasına dönüşmeden’ ortadan kalkardı!..
Evet, “hiç tanımadığım” ve ilk defa dinlediğim bir kişiden söz ediyorum; Galatasaray Kulübü Sözcüsü Remzi Sanver’den…
Bize de “üslup bakımından ‘taş değil’ pamuk attığı” konuşmasını üst üste iki defa dinledim; bayıldım!..
“Spor adamının ‘üslubu’ böyle olmalı!..
Kırıp dökmeden “doğru olduğuna inandığı” görüşlerini hem de “Efradını cami, ağyarını mani / ne eksik, ne de fazla, artığı eksiği olmayan / içinde olması gereken sözler içinde, içinde olmaması gereken sözler dışarıda bırakılmış” bir çerçevenin içinde söylemek, zor iştir, Sanver 19 dakikalık konuşmasında bunu başardı, hem de “Başkanı’nın savaş ilan ettiği” Futbol Federasyonu’na da uyarılarda bulunarak…
Dedim ya, “üslup konusunda bizlere de dokundu”; Başkan Burak Elmas ile Hoca Fatih Terim arasındaki ilişki ile ilgili “yazılanlar” anlaşılıyor ki, Başkan’ı da, Hoca’yı da, yöneticileri de “rahatsız” etmiş. 
“O pencereden bakınca” bu görüş “doğru gibi” görünüyor. Diyelim ki doğru… Ama…  “Ya, can mücadelesini yaparken Galatasaray’ı UEFA cezası dâhil birçok ‘sorunlu’ badireden kurtaran ve de beraber çalıştıkları sürece ‘iki Süper Lig şampiyonluğu ile bir Türkiye ve bir Süper Kupa kazanılmasında ona her türlü desteği veren” Galatasaray Başkanı’na ‘düşman’ diyen Hoca’nın üslubu?..
Bu üslubu kullanan ve de “özür bile dilemeyen” Hoca’yı “göreve gelir gelmez, daha sözleşme yapmadan stada futbolcuların başına gönderen” Başkan’ın “yönetim üslubu?..”
Sayın Sanver, “az bile yazıyoruz” ve yazmaya devam edeceğiz, Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’den özür dilenmedikçe” ve de mesela Başkan Burak Elmas, Mustafa Başkan’ı hasta yatağında ziyaret etmedikçe… 
“Galatasaray vicdanı, Galatasaraylılık vicdanı” bu yazar, bunu söyler!..
Bakınız, Sayın Sanver, siz bilmezsiniz, Fatih Hoca’mız, bir zamanlar kendisini eleştiren “bizler için” hem de “4’lü çete” diyerek TV ekranlarında ne hakaretler, kuliste ne küfürler yağdırmıştı.
Kimdi bizler; sevgili kardeşim Hıncal Uluç / rahmetli Yavuz Gökmen / Tuırgay Renklikurt Hoca’m / ve… ben, Öcal Uluç!..”
Hatta TV ekranında demişti ki; “Her firavunun, bir Musa’sı vardır!..”
İşte, “o” Musa, Galatasaray Başkanı’na “düşman” diyecek kadar ileri gitti ve vicdanları yaraladı.
Ben, “firavunlardan biri” olarak Musa’ya hatırlatıyorum ki, “yıllarca yanında oldum, geçen sezonun sonunda Mustafa Cengiz’e “düşman” diyene kadar. Ona olan sevgim ve saygım, ona olan inancım hâlâ “düşman” kelimesinin “nankörlük skalasındaki yerinin arkasında” duruyor.
“Özür dileyen” Arda’yı affeden Hoca’dan, “Başkan’ından özür dilemesini beklemek” yanlış mı?.. Bunun hesabını sormak hata mı?..
Bir de “kaç yıldır Galatasaray takımının başında olan ve transfer üstüne transfer yaptırarak her sezona ‘yeni bir kadro ile giren” Fatih Hoca’ya “başarılı olup olmadığına dair bir yıl, hatta birkaç yıl daha şans vermek gerektiğini” söylemek, acaba ne anlama geliyor” Sayın Sanver; bu sorunun cevabı nedir?..
Sizi, konuşmanızdaki dürüst, seviyeli, şeffaf üslubunuzdan dolayı” kutluyor ve de bir temennimi yazarak, noktayı koyuyorum: “Keşke Galatasaray adına sizden başkası konuşmasa… Hele hele “en haklı davayı, sırf ‘eski yönetimi karalamak ve de liseci takımına selam çakmak’ için ‘yanlış iliklenen düğme’ gibi gafletlerle yaralayan” Başkan Yardımcısı hiç ama hiç konuşmamalı!..