Ömer Faruk Ünal

Son 4 yılda Kupa ve Lig şöyle paylaşılmış. 2007-08 Lig G.Saray'ın, Kupa Kayseri'nin. 2008-09 Lig ve Kupa Beşiktaş'ın. 2009-10 Lig Bursa'nın, Kupa Trabzon'un. 2010-11 Kupa Beşiktaş-Belediye arasında, Lig F.Bahçe-Trabzon arasında. Yani kupaya, ya da lige ambargo koyan yok! Rahat olmakta fayda var. Bu yarışın keyfini çıkarmalı. Tahkim Kurulu 45 günlük cezayı 21 güne çekse de, hakem odalarının önünde nöbet de tutulsa, bütün medya arkanızda da olsa, hakemler Kulüpler Birliği Başkanından korksa da, 2007'de kazanılan şampiyonluktan bu yana 4 yıl içinde daha bir tane kupa yok! (TFF Süper Kupa hariç.) Hakem takım tutar mı? Bakın, Süper Lig'de düdük çalan bir hakem asla takım tutmaz. Bu seviyeye gelmiş bir hakem sadece kendisini tutar. Bir maç fazla alabilmekten, başka hiçbir hesabı olamaz. Fanatik F.Bahçeli bir esnaf, tuttuğu takıma göre ticaret yapar mı? Fanatik Trabzonsporlu bir lokantacı, F.Bahçeli müşterisini rahatsız etmek ister mi? Hakem de bir maçtan yaklaşık 3 bin TL para kazanıyor. Başarılı olduğu sürece kazancı, şöhreti, popülaritesi devam edecektir. Penaltı mı değil mi? Buca-F.Bahçe maçında Bünyamin Gezer'in çaldığı penaltı kimseyi memnun etmedi. Bünyamin Gezer, o penaltıyı vermeseydi; "Böyle penaltı olur mu?" diyenlerin tamamı, "F.Bahçe'nin penaltıları verilmiyor. F.Bahçe-Bursa, F.Bahçe-G.Antep maçlarında da F.Bahçe'nin penaltıları verilmemişti" diyeceklerdi. Bünyamin Gezer, Ediz'in pozisyonuna penaltı çaldı. Bu defa "bu penaltı"ya yine itirazlar var! Yani hakemin kararının tersine görüş bildirmek en geçerli iştir! Esas olan; hakemin kararının karşısında olmaktır. Oğuz Sarvan'a not! Sayın Başkan, hakemlerin klasmanı belirlenirken ve maç almaları konusunda ne kadar dik durduğunuzu biliyorum. Yeri ve zamanı gelince belki açıklarız da. Hangi güçlü siyasilerin, MHK duvarını nasıl aşamadığını da biliyorum. Ligin bitimine 4 hafta kaldı! F.Bahçe ve Trabzon'un maçları dışındaki müsabakalar "oynansa da olur oynanmasa da olur" maçları!. Yani elinizde her hafta 7 tane müsait maç var. Şu maç vermediğiniz çocukları hem siz görün hem de biz görelim! Fırsat verin artık! F.Serkan Koçak, Mete Kalkavan, Hakan Ceylan, Zafer Demir ve diğerleri vitrine çıksın. Bu çocukları kazanmak için bundan daha iyi fırsat mı olur? Güvenmemek iyidir! F.Bahçe hakemlere güveniyor mu? Güvenmiyor! Trabzonspor hakemlere güveniyor mu? Güvenmiyor! Beşiktaş hakemlere güveniyor mu? Güvenmiyor! G.Saray hakemlere güveniyor mu? Güvenmiyor! Bursaspor hakemlere güveniyor mu? Güvenmiyor! Bir kulübün hakemlere inanması ve güvenmesi bu ülkede tehlikeli kabul edilir. Hele de istenilen hakem olmak! İyisi mi hiç kimse, inanmasın güvenmesin! Futbolu dondurdum! 2 gündür Marmaris-Pamukkale, Denizli-Fethiye bugün de Fethiye-Finike 47. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'ndayız. Çocukluğum bisiklette geçmişti. Erzincan'da düz ovada bisiklet üzerinde büyümüştük. Gazeteciliğe de 1987 yılında fiilen yine bir bisiklet şehri olan Konya'da başlamıştım. Ama bisikletin bir spor dalı olduğunun farkına varamamıştık. "Bir branş Türkiye'ye nasıl mâl edilebilir? Nasıl sevdirilebilir?" sorularına, Bisiklet Federasyonu Federasyon Başkanı Emin Müftüoğlu, bu turda en güzel cevabı veriyor. Emeği geçen herkesi kutlarız! Hakemlere ve federasyona! Çok kritik haftalara girildi!. Herkes öküzün altında buzağı arıyor! MHK, hakem, gözlemci medyada ne kadar az gözükürse, o kadar iyidir. Hakemlerin de antrenman paraları şubat ayından bu yana yatmamış. Bu hafta İzmirli hakeme, İzmirli gözlemci de olmamış. Hakeme de yazık, gözlemciye de...